1 "Kadın Avı" ismi kulağa çirkin geliyor olabilir, ama gerçekten öyle mi? Yarın "Erkek Avı" isimli bir site görünce de aynı reaksiyonu göstereceğinizi söylüyorsanız, yeni isim önerilerine açığım. 2- Sitenin amacı rol yapmayı öğrenmeniz değil, kadınların daha çok hoşlanacağı bir erkeğe dönüşmeniz. hoşlanılan kişiye duyulan dokunma isteği. hoşlanilan kişiye yakın olma isteğinin yol açtığı dürtü. platonik aşkın, yemek yerken yiyemeyeceğiniz kısmı ona ikram etmeniz karşisinda yemeği geri çevirmek için bileğinizi tutması bile zevk verir; böyle de kompleks cümleler kurdurur. Birkızın en güzel çeyizi,öpülmemiş dudakları ve çalınmamış kalbidir. keşke benim kalbimle sevebilsen seni belki anlarsın içimdeki seni ve beni.. neden bu kadar zor seni sevmek ve bulamamak,dokunmak istedikçe uzaklaşmak,düşündükçe unutmak,Neden bu kadar zor seni sevdiği halde söyleyememek, hep bir şeyler gizlemek,sana 1 Daima Lilya / Lilja 4-ever (2002) IMDb: 7.9. 16 yaşındaki Lilya, eski Sovyetler Birliği'nde varoşlarda yaşamaktadır. Annesi tarafından terkedilen genç kız, kendisine baskı uygulayan teyzesinin yanında kalmaktadır. Çıkış yolunu ise arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur. Andre'ye aşık olup onun peşinden İsveç'e gitmeye Dokunmanıngücü, bir kızı kendisine aşık etmek isteyen çoğu erkek için gözardı edilen bir şeydir. Onunla konuşurken ona dokunmak için bir bahane arayın. Ona onu sevdiğinizi söylemeyin. Bu büyük bir hatadır, en azından onun sizden hoşlandığının işaretlerini görmeden önce söylerseniz bir hatadır. Dj4j. 05 Şubat 2011 0111 yusuf_kuzey Aday Memur benim manita da benden büyük. ama 1 yaş. bişe olmaz dostum.. 05 Şubat 2011 0116 nimetbizikadroyaal Genel Müdür 1 yaş sorun olmazdı ama 3 yaş fazla gibi sanki kafaları bulandırıyo.. 05 Şubat 2011 0132 ezberbozan20 Yasaklı kızın yerinde ben olsam kabuletmezdim ki ikinizde çoksevityorsanız ve kız yaşını göstermiyorsa minyon tipliyse felan bence sorun şuda var bayanlar zaten olgun olur erkek biraz daha geç lgunlaşır kafa yapınız uyarmı orası var. 05 Şubat 2011 0201 nimetbizikadroyaal Genel Müdür kıza aşık oluyorsun ama ailen hemen diretiyor 3 yaş fazla diye sonradan pişman olma durumu olabilir mi acaba hani aşktan gözün dönmüştür evlenirsin sonra yıllar geçtikçe kızlar çabuk çöker teorisiyle acaba yanlış mı yaptım durumu belirir mi ki?... kafalar çok karışık... 05 Şubat 2011 0216 barbaros06 Şube Müdürü sorun olur mu olmaz mı o senin bileceğin iş ama.. kızların sıkça kullandığı erkekler geç olgunlaşır lafı kesinlikle palavradır.. kızlar 18indede 22sindede 25indede 28inde de daima çocuk gibidir.. ve ellerine bebek almadanda büyümezler.. erkekler belli bir yaştan sonra hayatı analiz ederler babayı takip ederler onun nasıl ev geçindirdiğini anlarlar.. ve makul bir tipsede çabuk olgunlaşırlar.. çünkü erkekte babası gibi olacaktır ve hayat yükü onun omzuna binecektir.. askere o gidecektir, iş arama derdini en çok o çekecektir, bulacaktır çalışıp oarayı kazanıp o parayı biriktirecektir, sonra evlilik yükünü omuzlayacaktır.. vs.. ve bunların hepsini yaşayacağını henüz 14-15 yaşındayken tam manasıyla idrak edecek bir omzuna yük hafif hafif binmeye başlayacak bu onu mecburen mantıklı olmayan itecektir..bayanlar ise belli bi yaşa kadar okul falan bahanesiyle takılcak ne geçim derdini görcek ne bi sıkıntı çekecek bide kız baş tacıdır mantığıyla el üstünde tutulup kendini pamuk prenses sanacaktır.. askerlik yok iş bulsada olur bulmasada olur.. evde ya da çeşitli ortamlarda taliplerini bekleyecek veya bulacaktır.. şimdi durum böyleyken kim çabuk olgunlaşır durduğu yerdemi olgunlaşıyo bu bayanlar, hani domatesler yeşilli olurda koyarsınız ya kenara köşeye olgunlaşsın diye herhalde bu böyle bir mantık.. 05 Şubat 2011 0236 ezberbozan20 Yasaklı barbarossen öyle sanhem okudum hem çalıştım ben ki böyle biçok arkadaşım çocuklar beyim paşam diye büyütülür,biyüdüklerindede kendilerini bey paşa anlayıncada hayalkırıklığına uğrayıp oraya buraya bura genelde gücü yeten eşleri askere giderse yaptığınız 5 6 ay askerlik evde 20 yıl pohpohlandıktan sonra 5 6 ay askerliği herkes zaten bi çocuk erkek babasının parasıyla evini babası parasıyla olgunlaşma olmuyo kızlar mahalle baskısıyla aile baskısıyla,toplum baskısıyla eğriyi doğruyu daha çabuk farkeder yadafarkettirilir ve bunun sonucu olgunlaşır. 05 Şubat 2011 0314 yusuf_kuzey Aday Memur konu nereye gelmiş... 05 Şubat 2011 0756 ...morlale... Müsteşar Yardımcısı bayan yaşını göstermiyorsa sorun yok. yurdum erkekleri hayatta alınacak bütün kararları,taşınması gereken bütün yükleri, yapılması gereken bütün işleri kadınlara yıktıkları için kadınların erken çökmesi normal. sen sorumluluk alan er kişi olmayı başarırsan hatun da çökmez bu kadar basit bence senin açından sorun yok da erkekler geç olgunlaşır bu bir gerçek, zaten gerçek olmasaydı üst paragrafta yazdıklarım yaşanmazdı kız açısından zor bir durum asıl 05 Şubat 2011 0852 sessiz fırtına Aday Memur arkadaşlar bende de oyle bi sorun var ne yapacağımı bilmiyorum onu cok seviyorum ama ara sıra kafama takılıyor yaş farkı armızda 2 yaş farkı var 05 Şubat 2011 0928 öznurö Şef olabilir ama erkek büyük olursa daha iyi olur 05 Şubat 2011 0933 sevmelisin Kapalı erekler çabuk yıpranmıyor bu bir gerçek. boş verin büyük olmayı aynı yaşta olmaları bile ilerki safhalarda sorun teşkil yaşından sonra erkek kadının yanında daha genç duracaktır. ben bu durumu çok gözetledim. bayanın erkekten küçük olması her zaman avantajdır.. tabiki yinede sevgi ve aşk herşeyin başında geliyor.. 05 Şubat 2011 0958 çirkin ördek yavrusu Daire Başkanı toplumumuzda kadının büyük olması hoş karşılanmaz ama nedense erkek kızı yaşında biriyle olsa sorun yoktur. tezatlıklar içinde bir ülkeyiz biz. dinimize, örf adetlerimize önem vermekten övünürüz ama bunları bile kendi isteğimize göre uygularız yeri geldimi. peygamberimizin eşide kendisinden 15 yaş büyüktü. kendisine dindar diyen bir toplum konu kadının yaşının büyük olmasına gelince bunu ayıplar. ne demek kadın erken mi çöker, genç mi olmalı? siz kendinize hayat arkadaşı mı arıyorsunuz yoksa konu mankeni mi? 05 Şubat 2011 1005 öznurö Şef şimdi öyle erkekler nerde onlar da hep baba parası yiyor üniversiteye gidiyor çalışmıyor anca 30 unda evleniyor çoğu sorumsuz bence yani 05 Şubat 2011 1009 sevmelisin Genel Müdür sevgi ve aşk herşeyin başında geliyor ibaresini kullandım..küçük ve büyük olacak diye zaten bir kuralda yoktur..sadece fikrimi söyledim..annem babamdan 3 yaş büyüktür. sadece bazı avantaşları vardır kadının küçük olmasının. kadın sahiplenilmeyi sever erkek kendinden büyük olunca bunu daha iyi hisseder değilmi..ben fikrimi belirtiyorum.. illakide böyle olacak diye bir durum yoktur..yeterki anlaşıp hayatı devam ettirebilmek önemli.. 05 Şubat 2011 1021 YSUC Yasaklı ruhsal ve bedensel olarak bütünlüğü tamamlayabilmek için aradaki yaş farkı 3-5 kadar olması normal daha fazlası sorun erken çökme vurgusuna gelince bu biraz kalıtımla ilgili birazda yaşam tarzıyla ilgilidir örneğin eskiden kadınlar tarlada güneşin altında akşama kadar çalışıp sonra evde çalışıp dururlardı bütün yük kadının omuzuna yüklenince yıpranmasıda normaldir doğum olayına gelince bilinenin aksine doğum kadını güzelleştirir kısacası yıpranma olayını cinsiyete bağlamak doğru değildir ama genetik faktörler çevresel faktörler yaşam tarzı vb gibi faktörler her iki cinsinde erken çökme veya çökmemesine sebeptir 05 Şubat 2011 1024 sevmelisin Genel Müdür doğum konusunda yıpranmaya sebep vermiyor olayına katılıyorum..pazarda bir bayanın sohbetine şahit oldum. 12 doğum yapmış kadın 58 yaşında ama 45 felan gösteriyordu..çok şaşırmıştım 05 Şubat 2011 1040 YSUC Yasaklı insanı yıpratan ve erken yaşlanmasına sebep olan faktörlere göz atacak olursak genetik dedik mesela sarışın açık tenli insanların koyu tenli insanlara göre daha erken yaşlılık belirtileri gözterdiği biliniyor hassas oldukları için güneşin ve çevresel faktörlerin etkilerinden diğer koyu tenli insanlara göre daha fazla etkileniyorlarkötü beslenme alkol sigara uyuşturucu stres düzensiz hayat gibi yaşam tarzıda daha fazla çökmeye sebep olur bunları niye yazıyorum çünkü kadınlar erken çöker fikrine katılmıyorum erken çökme olayının cinsiyete bağlanmasını yanlış buluyorum bunun çok fazla örneğinide kendi gözlerimle ve gözlemlerimle gördümbaşlık sahibi arkadaş kısacası yüreğin seviyor ve istiyorsa aklında onaylıyorsa yaş farkını sorun yapma çünkü sorun yapılacak kadar bir uçurum yok normal yani 05 Şubat 2011 1049 katibe adayı Kapalı aynı sorun bizdede var 3,5 yaş kafalar karışık!? 05 Şubat 2011 1055 sevmelisin Genel Müdür Türk toplumu olarak kadınlarımız önceleri kendilerine fazla bakamıyordu. son dönemlede ise kadınlar bu konuda daha duyarlı olmaya başladı..avrupada yaşayan insanların büyük bir kısmıyaşları ilerlemesine rağmen daha genç görünmekte. kadın erkek hiç fark etmiyor..yeni evlenmiş bir bayan 2-3 yıl içinde hemen şekil değiiştiriyordu. yaşı 25 ..çok genç olmasına rağmen 35 yaşında görüntüsü var.. bu kadının ilerki yaşlardaki halini düşünemiyorum..Allahtan gelen için bir şey demiyorum..ama kadında erkekte kendine dikkat etmeli.. bakımlı olmalı..kilo kadın için bir proplem her zaman..genetik olanlar ayrı tabiki..erkekğinde kilolusu sorun ama bu çok değil ülmeizde..sadece dengesiz beslenmeler başladı ..hiç kimse buna dikkaet etmiyor.. çarşı pazarda herşey ekmek arası hamburger öylesine..genç yaşta hormon bozuklupğu ouşuyor istemesekte 05 Şubat 2011 1148 zeytin947 Kapalı başlık sahibi sana olumsuz birşey söylemek istemiyorum ama iyi düşünmen gerek...şimdi bu şekilde yaşı sorun ediyorsan ilerde daha çok sorun edersin..yani eşin çocuk doğurduktan sonra çöker de ona karşı ilgisiz olup kendi yaşıtlarından gözünü alamayacaksan bu yola hiç baş koyma...o kıza yazık etmiş olursun..davul dengi dengine...ama "ben çok seviyorum herşeyle başa çıkarım" dersen yolun açık olsun... Toplam 123 mesaj yaş farketmeksizin bilcümle kızların, çoğu erkekleri tasvir ederken çocuk demesi olayıdır. kızların koca koca adamlara çocuk demesi başka yaşı ne olursa olsun her tanıdığı, tanıştığı erkeğe "çocuk" tanımlaması yapması hiç hoş değildir ve iticidir. mümkün mertebe bu kelimeden kaçınılması kızların yararına olucaktır, tavsiyemdir. kadınlara, kız deme konusunda ısrarcı olan erkeklere müstahaktır. onun dışında "çocuk" öznesinin, hiçbir küçültme manasında kullanıldığını ne gördüm ne duydum. sadece bir alışkanlık. ne kadar kötü olsa da ''...ama var bir kangal sucuk'' esprisini akla getiren deme türü. eleman demelerinden iyidir.bkz bak dedim eleman dedim ankara'da yaşayanlarının "oğlan" dediği de görülmüştür. annelerin erkek evlatlara oğlan demesi ile eşdeğer durumdur. nereden dilimize yapıştı acaba, merak ettim şimdi. hiç hatırlamıyorum kızların birbirlerine bir erkekten bahsederken "aayyy çok yakışıklı bir erkek" yada "ayyy çok hoş oğlan" dediklerini... çok hoş çocuk deniyor işte. oturmuş o öyle. yapcak birşey yok. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. benimdir. umarım olur güzel bir tane ismi bile belli.bkz 37106501 eğer bebeğin annesini çok seviyorsa isteyebilir bunun anormal tarafını anlayamadım! aşık oldugun tutkunu oldugun adamın aynısının bir boy küçüğünü istemekten farki yok gözümde! ha bunu farklı düşünen eş ile zevce mevzusuna takilanlarla aynidir gözümde! ilerde esimin de bu dusuncede olmasini isterim. kiz cocuklarini seven erkekler daha tatli, anlayisli gelirler gozume hep. kiz babaya duskun olur. kiziyla arasinda o bagi kurabilecegine inanan erkekle evlenilir*. ılk cocugu erkek olmadi diye uzulenler var bu memlekette. o dusuncede biriyle ne yasamak isterim ne de cocuk yetistirmek. %50 şansı olan erkektir. erkek çocuğu olursa çöpe atacak hali de yoktur sonuçta. erkek çocuklar kedi yavruları gibidir, sizi istedikleri zaman takarlar. kız çocukları da köpek yavruları gibi her daim sevgi ilgi manyağıdır. erkek çocuk isteyen erkeğin, kız çocuğu olması durumunda, 'kız çocuğu da evlattır' diyerekten destek verecek olan erkektir. ilerisini düşünen erkektir. bir zaman sonra aniden kıllanmaya başlayan, her şeye itiraz eden, sesi boru gibi olan bir evladı olsun istemiyordur. küçük kız çocuklarını sevimli bulan erkektir. ben de bazen diyorum küçük bir kız çocuğum olsun küçücük kollarını boynuma dolasın. prenses gibi davranayım alayım tutayım elinden dolaşalım beraber babalık yapayım ona diye de şöyle bi sıkıntısı var hiç büyümemesi lazım süs köpeği gibi *katil olurum lan ben büyüyecek at gibi güzelim kız olacak elin piçleri sikecek sonra benim gibi tipler dolduracak etrafını. sonra gelip benim kafamı sikecek olgun bi dişi olduğu için car car car ayyy evlerden ırak. zaten gelemiyorum hiç birinin triplerine, mallıklarına hele bir de kendi kızım olsa iyice kafayı yerim. etrafimda bulunan butun erkekler bu gruba dahil. yok saclarini uzatip orgu yapalim yok adini su koyarim yok onunla evcilik oynarim gibi bi suru geyik bile ceviriyorlar. galiba kadin olmanin daha rahat oldugunu, erkek cocugu kontrol etmenin daha zor oldugunu dusunmelerinden dolayi istedikleri birsey olabilir. benim ikiz oglanlari goren esim sevinememisti. birinin kiz oldugunu saniyordu garibim yazik. bense umarim ikiside erkektir diye dua etmekten perisan olmustum... tarifsiz bir tür çekiliciği olan erkektir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. Yoğun döneminde yakaladım seni. Program hayırlı olsun öncelikle. Yaşam ritmini nasıl değiştirdi bu program?- Show TV’de hafta içi her sabah “Yeni Bir Gün”le ekrandayız. Sabah 5 gibi uyanıyorum. Normalde akşamları geç yatıyordum, şimdi biraz erkene çektim bu yüzden.. Sen az uyku öneriyorsun. Neden daha az uyumalıyız?- Az uyuyun, az konuşun, az yiyin. 5-6 saat uyku saat uykuya ne oldu?- Faso fiso. Hem daha az uyumak hem de güneşle uyanmak lazım. Sabah erken kalktığımızda beynin mantık tarafı, sol yarıküresi daha aktif çalışıyor. Gün ışığıyla uyanırsan agresif ve depresif geç yatsak, güneş doğarken kalksak ve sonra yine yatsak?- Kalk, serin bir şeyler iç, vücut ısını düşür, sonra yine yat istersen. Bizde yapılan en büyük hata, sabah çay, kahve, sigara içmek. Güne stresle başlıyorsun. Asla yapılmamalı, soğuk bir şey içmeli. Güneşle uyanmak tedavi gibi bir şey yani?- Zaten pek çok hastanede geç uyananlar için güneş tedavisi diye bir şey var. Özellikle gece yaşayan DJ, şarkıcı gibi meslek grupları böyle tedavi oluyor. Güneş ışığı veren bir makine var, oradan ışın alıyorlar, psikoterapinin dışında bunu gerçek adın olduğunu biliyorum. Hikayesini sen anlat...- Rahmetli anneannem dedeme “aşkım” dermiş hep. Dedem emekli maaşını aldığında parası için boğularak öldürülmüş. Doğduğumda anneannem sima olarak ona çok benzetmiş ve bu yüzden bana “Aşkım” adını koymuşlar. İlk başlarda kitap ismi, tiyatro oyunu zannediyorlardı nasıldın sen? İlişkilere eskiden beri meraklı mıydın?- Annem babam çok tartışırdı, onların aralarını yapmak için toparlama ve gözlemleme dürtüsü oluştu bende. Ne okudun?- Yanlış bir tercihle tekstil okudum. Staj yaparken bile ruhum daralıyordu, orada insanların hikayelerini dinleyerek rahatlıyordum. Sonra istediğim alanda eğitim aldım ve o arayı kapattım. İlişki koçu, psikolog, iletişim uzmanı, yaşam koçu, yazar... Sen kendine ne diyorsun?- Ben davranış bilimleri uzmanıyım. Şu anda kariyer ve ilişki, gelecek kurgulama ve hedef belirleme üzerine çalışıyorum. Kendinde çözemediğin bir şey var mı?- Var tabii, ayda bir gittiğim bir hocam var. Başka birinin beni tokatlaması hoşuma gidiyor. Her şeyi ben bilirim diye egom gelişsin istemem. ERKEK ANI KURTARMAK İÇİN YALAN SÖYLÜYORİnsan ilişkileri yalan üzerine kurulu gibi. Neden bu kadar çok yalan söylüyoruz?- Her insanın egosunu tatmin etmeye ihtiyacı var. Acı çekmemek için yalan söylüyoruz. Kısa vadede yüksek kazanç elde etme dürtüsü. Sonrasında ödeteceği bedelleri mı erkekler mi daha çok yalan söylüyor?- Kadınlar yayılmış, uzun vadeli yalan söylüyor. Erkekler durumsal yalan söylüyor, yani anı kurtarmak için... Yalana tepki konusunda da Tabii. Erkekler kadının aldatabileceğini çok sonradan düşünmeye başlıyor. Kadınlar ise daha başlar başlamaz soru işaretleriyle geliyor. Kadınlar iyi analiz ediyor, gözlemliyor, takip erkeğin telefonuna bakmak özgürlük haklarına tecavüz mü? Özeline girmek mi?- O adam hak ediyorsa bakılmalı diye düşünüyorum ben. Bir kadın bunu yapıyorsa başka referanslar vardır elinde, durup dururken yapmaz. Eve geç gelmesiyle, yalanlarıyla, yakalanmalarıyla kadını o evreye getirmiştir. Arkasından tartışma, kavga, ayrılma ve boşanmaya kadar gider bu en büyük sorun ne? Neden herkesin her şeyi var ama herkes mutsuz?- Aşık değil kimse, ama öyle olduğunu zannediyor. Duygu aşkını kaçırdık toplum olarak. Fark edilmeye yönelik aşklar var günümüzde. Sevgi yanına bağlılık gelince aşk olur. Bizde bağlılık, ilgi, alaka, bedel ödeme baskın taraf hangisi? Kimin emeği; kadının mı, erkeğin mi?- İlişkiyi başlatan kadındır. Aşkın kahramanı kadındır. Erkekler odundur. Dün gece bir arkadaşım sevgilisiyle güzel güzel konuştu ve telefonu kapar kapamaz etraftaki kızlara asılmaya başladı. Bu nasıl bir zihniyet?- Bu doğamızda var bizim. Erkek elde ettiği değil keşfedeceği kadını sever. Kadın erkeğe cepte duygusu vermemeli. Erkek kadının yerini, konumunu bilirse mücadeleyi bırakır. Keşfetmeye devam ettikçe neden ve nasıl aldatıyor?- Güzellik ilişkiyi başlatır. Ama çoğu zaman güzel kadın egosundan sıkılıyor erkek. Çok da güzel olmayan ama cazibeli, cilveli kadınlarla aldatıyor. GEZİ’NİN TANIMI İSTERİK SOSYOLOJİK PATLAMATürk toplumunun ortak özelliklerini sayarsan neler söylersin?- Türk insanının aidiyet duygusu gelişmemiş. Misafirperverliğin arkasında bile bencillik yatıyor. İyi proje üretip devamını getiremiyoruz. Şark kurnazlığı had safhada. İstikrar yok. Ama Türklüğün gururu da ayrı bir zamanlarda toplumun olaylara verdiği tepkilere ne diyorsun? Gezi olaylarından yola çıkarak değerlendirebilir misin?- İsterik sosyolojik patlama deniliyor buna. Savaşlardan, darbelerden, doğal afetlerden sonra ülkeye korku geliyor. Bu bizde kuş gribiyle başladı, Gezi’de devam etti, diğer olaylarla sürüyor. Gölge kişiliklerimiz ortaya çıktı. Hayvansı tarafımız, ahlaksızlıklarımız, tikler, takıntılar burada gizli. Biz normalde bunun üzerini entelektüel kimlikle kapatıyoruz. Korku sonrası bunlar ortadan kalkıyor ve gölge kişilik ortaya dökülüyor. Dikkat et, korku olduğunda en çok satan kitaplar porno yayınlardır. Korku arttıkça sosyal temas biter, insan kendi bedenine döner. Tecavüz, ensest, porno artar. Dışarıda ise saldırgan diyorsun yani... Bunun sonu nereye varacak?- Son iki üç yıldır hayli ilkeliz. Porno, röntgencilik, saldırganlık... Bu yıkım parçalanmadan toparlanmayacak. Bu dönemde ölen ölür, batan batar, toplu ölümler artar. Ben yaratıcının zalim olduğunu düşünmüyorum, biz onun verdiği her şeyi kötüye kullandık. Ağaç da bıkacak, toprak da bıkacak. Doğa da canlı ve silkeleniyor. Soma’da bir madenci “Her Allahın gün toprağın kalbini söküyorum ve şimdi o kalbini geri istediği için intikamını alıyor” demişti, çok etkilenmiştim. FUTBOLCU VE PAZARLAMACI ALDATMAYA MEYİLLİDİRİlişkilerde aldatmaya meyilli en tehlikeli meslek hangisidir?- Pazarlamacılar aldatmaya meyillidir; beyin hızlı çalışır, hiperaktiflerdir. Alım gücünü artırmak için karşısındakinin egosunu yükseltmeye çalışırlar. Kadınlar böyle erkekleri sever, “Zıplayan erkeği ben durduracağım” der. Başka?- Futbolcular. Özellikle de forvetler. Geride oynayanlar, kaleciler, erken evlenirler, disiplinli yaşarlar ve gece hayatından uzak dururlar. Forvetler ise sürekli gol atma ve fırsat kollama peşinde olduklarından bunu özel hayatlarına da yansıtırlar. Geride oynayanlar antrenörlük yapar, forvetler spor yorumcusu olur, ekrana çıkar. Plastik cerrahlar da kadınlara cazip gelir ve tehlikelidirler. Bir de sanat camiası her zaman tehlikelidir. Kadınlarda riskli meslek grupları hangisi?- Bunu erkekler belirliyor. Erkek, kimlik değil kadını görüyor önce. Ama medya ve sanat dünyasındaki kadınlar ilişkilerde zorluk çekiyor. Erkekler, bir başka erkeğin sevgilisini beğenme durumunu yönetemiyor. Ünlülerin ilişkilerini izliyorsun. Göz önündeki insanlar en çok nerede zorlanıyor?- Kadın ünlü ama erkek değilse, erkek bir süre sonra kadının işini aşağılamaya başlıyor. Ünlü erkek, kadın değilse?- Ünlü erkek önce ünlü bir kadınla birlikte olur ama evleneceği zaman bu dünya dışından, hükmedebileceği birini seçer. Ünlüler dünyasında ilişkiler sürüyorsa kadın bir şeylerden vazgeçiyordur. İki ünlünün ilişkisine nasıl bakıyorsun? Mesela Beren Saat-Kenan Doğulu ya da Angelina Jolie-Brad Pitt?- Onları birbirinden ayırmak lazım. Angelina Jolie ve Brad Pitt’inki gerçek bir ilişki gibi geliyor. Beren ve Kenan da birbirlerini seviyor ama ben uzayan ilişkilerinin ilerisi için çok sağlıklı olacağına inanmıyorum. Ünlüler camiasında uzayan her şey kopuyor. Bir level yukarı çıkamayınca beyin sıkılıyor. Erkek, sonunda dizinin dibinde oturan kadın istiyor. ARDA’NIN SÖZLERİNDE EGO VE NARSİZM VARArda’nın “Bir kadının beni beğenmesi değil, benim bir kadını beğenmem yeterli” sözü hakkında ne yorum yaparsın?- Ego ve narsizm görüyorum bu açıklamalarda. Arda gibi ünlü adamlarla olmak için ciddi rekabet eden kadınlar var, erkek de oturup o yarışı seyrediyor, sonra gidip kendi seçiyor. Ergenllikte beğenilmeyen bir erkek olmanın intikamını alıyor şimdilerde. Para insanı değiştiriyor mu?- Parayı yönetmen zor. Erkeklerde para ve şöhret, gölge kişiliği ortaya çıkarıyor. Düne kadar yanlış dedikleri şeyleri kendilerine hak görüyorlar. Yıkım hemen gelmiyor. Yanlış yapar, yalan söyler, aldatır ama sonunda iş, çocuk, sevgili, eş hepsini kaybediyor. Farklı hayata geçtiklerinde, özellikle ünlülerde, değişen kontrol mekanizmalarını nasıl değerlendiriyorsun?- Ünlülerin hayatında olmayan bir başka şey de disiplin. Mutlu değiller, otokontrolleri yok. Kilo alıyorlar, orada bile tutuyorlar birilerine “Sen beni yürüt” diyorlar. O gidince ne olacak. Asistanı notlar alsın, o beni uyandırsın, işlerimi o halletsin. Sen ne yapacaksın? Ben sahneye çıkacağım. İşte o zaman ne doğru dürüst bir sevgilin, ne çocuğun, hiçbir şey olmaz, yanında durmaz. Hoşgeldin yalnızlık mı o zaman?- Evet. Hayatını parayla tuttuğu birileri kolaylaştırdıkça mutsuzlaşıyor, yalnızlaşıyor bu insanlar. Aynı davranışları sevgilisinden ,çocuklarından da bekliyor ama onlar hizmetçi ya da köle değil. Kaçıyorlar bir süre sonra. Daha mutlu olacakları yerlere gidiyorlar. Ünlü ise suçu karşısındakinde bulmaya devam ediyor. “Biz sanatçılar biraz çatlak oluyoruz” cümlesine sinir oluyorum. Yediğin her haltın böyle bir bahanesi HERKESE MUTLULUK GETİRMEZEvlilik ne getirir?- Evlilik mutluluk getirmez. Ancak mutlu olmayı bilen iki insan evlenirse mutlu olabilir. Her insanın evliliğe uygun olduğuna da insanda ne gibi özellikler olmalı?- Eş adayı seçerken güçlü mü ya da güzel mi olduğuna değil nasıl iletişim kurduğuna, sorunları nasıl çözdüğüne bakmalıyız. Arkadaşlarıyla neler paylaşıyor, annesiyle ilişkisi nasıl, stresle nasıl mücedele ediyor, kendine zaman ayırıyor mu? Merhametli olması da önemli ama değil mi?- Bir insanın doğa ve hayvanlarla ilişkisine çok bakarım. Merhamet, doğa zekası denen şeyden geliyor. Hayvanlarla ilgilenenlerin ilişkideki sorumluluk becerileri daha fazla olur. Beyin bir çiçek, hayvan ya da çocuğa bakma arasında bir fark gözetmiyor ALDATAN BİR DAHA ALDATIRAldatma affedilir mi?- Bu bana çok soruluyor, ama bence affetme kişinin kendi özelidir. Sen kabul etmezsin, başkası göz aldatan bir daha aldatır mı?- Her zaman diğerlerine göre daha meyillidir aldatmaya. Ödediği bedellere de bağlı tabii. İlişkilerde kıskançlık nereye kadar?- Kıskançlık ilişkiyi dinç tutar, adrenalin getirir. Hiç kıskanmamak doğru değil. Hayat kısıtlayan taciz eden kıskançlık da iyi değil. Kıskançlığı sürekli dile getirmek, söylemek de iyi değil, çünkü karşı tarafı tahrik ediyorsunuz. Bir kadın eşinin sekreterine takmış. Adam hiç aklımda yokken artık her gün sekreterimin kalçalarına bakıyorum cinsel ihtiyaçları karşılanıyor mu ülkemizde?- Her zaman değil. Dokunmak, sarılmak ihtiyacı var kadının. Erkeğin bunu öğrenmesi lazım. Sevişmede de bencil erkekler. Aslında bu düpedüz tecavüz. Türkiye evli de olsa tecavüze uğrayan kadınlarla dolu. Adam boşalıyor, kadın hiç zevk almadan mecburen birlikte BÜTÜN KÖYLERE ÇOCUK PARKI YAPIYORUZSoma’ya gittin, neler olmuş, neler yapılmalı ve yapılacak?- Biz Soma’ya psikologlarla gittik. İyileştirme değil pansuman yaptık. Aile Bakanlığı’na bir rapor hazırlıyoruz. Orada 18’e yakın köy var, çocuk parkı yok, kadınların çalışma alanı yok. Kadınlara çalışma alanı, çocuklara da enerjilerini atabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri alanlar gibi projeler üretiliyor?- Özgür Aras’ın başlattığı “Kardeşim Ol” projesinin danışmanlığını yapıyorum. Başbakanlık aldı projeyi, bir iki sene sürecek. Bütün köylere çocuk parkı yapacağız. Arda Turan, Seda Sayan, Demet Akalın ilk üç parkın yapımını üstlendi. Bu parklarda sportif aktiviteler de olacak, kütüphaneler de. Ünlüler, babasız çocukların eğitim masraflarını, kime verdiğini söylemeden ve fiziksel bağ kurmadan karşılayacak. Ayrıca oraya gidecek ünlülere oradaki çocuk ve annelere nasıl davranmaları gerektiğini anlatan eğiitimler vereceğiz. Haberler > Senden Kız Anası mı Erkek Anası mı Olur? - 1232 Öncelikle hepimiz sağlıklı bir bebeğe sahip olmak isteriz. Annelik tamamen iç güdü olarak gelişir. Kız olsun erkek olsun anne kucağı hepsine açıktır. Bakalım senin kucağın hangisini istiyor ? 1. Haydi başlıyoruz, çocuğunla kendini nasıl hayal ediyorsun? 2. Yavruna hangi kurbağa Kermit'i oyuncak olarak alırdın ? 3. Giyimin senin için ne kadar önemlidir ? 4. Mesela bir oğlun var senden habersiz evlenmiş ve karısını alıp gelmiş ne yaparsın? 5. Çocuğunun olacağını öğrendin ilk ne için sabırsızlanırsın? 6. Seçim yapabilseydin kibar mı yoksa dürüst bir çocuğun mu olsun isterdin? 7. Peki senin en sevdiğin spor hangisi? 8. Ve son olarak bir kreşin olsaydı teması ne olsun isterdin? Erkek anası seni! Sen erkek anası olmalısın kesinlikle. Çünkü senin de maskülen bir tarzın var. O yüzden sanırım daha iyi anlaşabilir, yönlendirebilirsin yavruyu. Oğluşuna; kadına sevgiyi, saygıyı, kibar olmayı, kız çocuklarından üstünlüğü olmadığını öğretebilirsin. Kendi işlerini kendisinin halledebileceğini ona daha kolay öğretebilirsin böylece hayatta kimseye muhtaç olmayacak hizmet beklemeyecektir. Sen bilirsin işini, bu vatana hayrı dokunacak bir erkek evlat olur ben senin oğluşun. Aaaa tamam tamam gelinin kayınvalidesine saygıyı -sevgiyi de unutmadık. Ama sen de yerini bil ve çok girme aralarına olur mu bu da benden tavsiye olsun sana. Öpüldün… Kız çocuğu candır! Çiçekler böcekler, renkler, fiyonklar, fırfırlar hepsi senin işin. Senin al yanaklı pembe pembe bir kız çocuğun olsun. Bayılıyorsun…Nerede kız çocuğu görsen çıldırıyorsun. Üzerindeki bir aksesuarı çıkartıp hemen o miniğin kıyafetine, bir yerine iliştiriveriyorsun. O pembeler, tüller birlikte giydirip balolara götürdüğünüz barbiler harika hayaller. Evet senin bir kızın olmalı. Sesini yükseltmeden derdini anlatabileceğini öğrettiğin, kendine her zaman güveni olan ve bir Türk kadınına yakışır, modern bir şekilde yetirştireceğin bir kızın olmalı.. Öpüyorum… Anne olmaya hazır olunca harikalar yaratacaksın! Hayır sen daha ana olacak kadar büyümüş hissetmiyorsun. Sen yardım dernekleriyle daha da mutlusun. Analığa hazır değilsin kuzum ya. Sabır lazım çocuğa. Sende şimdilik yok bu maalesef. Zaten öyle çocukları kucağına alıp, oyyy canım canım diye sevmişliğin de yok. Ama bunların yanı sıra kimsesiz yavrularla ilgilenmeyi çok seviyorsun. Onları mutlu etmek seni daha çok mutlu ediyor. Eğitimlerine destek olup süper evlatlar yetiştirebilirsin. Ama gel gelelim öyle gecenin bir yarısı ağlama sesiyle gözlerin yarı kapalı mama hazırlamak sana göre değil. Kova mı senin burcun…Ama vatana, millete hayırlı olacak, tertemiz nesillere örnek olabilirsin. Bu konuda onlara desteğini esirgemeyeceğinden eminim kuzum. Öperim…

erkek kızın neresine dokunmak ister