Anasayfa Sağlık Bel Fıtığı Tedavisinde Yeni Gelişmeler 26.04.2017 09:24:21 “İnsanda 33 adet omurga kemiği mevcut olup bunların 7 adedi boyunda 12 tanesi sırtta 5 adet belde 5 sacral bölgede ve 4 adet da koksal vertebrada yer alır. Bel ağrısı, kalçaya, tek veya iki bacağa yayılan ağrı, yürüme güçlüğü, bacakta uyuşma ve güçsüzlük, nadir olarak idrar kaçırma. Bel fıtığı ameliyatı sonrası nasıl Erkenyaşta görülen çarpık bacak durumunda başlangıçta takip edilir. X bacakta 7-8, o bacakta 3 yaşa kadar düzelme beklenir. Bu yaşlardan sonra hala devam eden ya da yetişkin yaşta yeni ortaya çıkan bir durumda ise altta yatan hastalıkların araştırılması gerekir. Ameliyat sonu dönemde hastaların dikkat etmesi gereken bir durum yoktur.Normal beslenirler ve tedbir olarak 1-2 ay kadar çok ağır yük kaldırmamaları tavsiye edilir.1 ay sonra hafif sporlara başlayabilirler.Hastalar 1 hafta sonra normal günlük aktivitelerine dönmelidirler. Bel ağrı nedenleri. 1- Omurga ile ilişkili sebepler. 2- Omurga dışı, diğer sistemlerden sebeple kaynaklanan bel ağrıları. Konu başlığımızın başına bel fıtığı nasıl anlaşılır özüne dönersek; bel fıtığında bel ağrısı yanında, fıtıklaşan disk materyalinin sinir köklerine uyguladığı baskı sonucunda UX06E7N. Merhaba hocam. Yaşım 29 erkeğim. 9 ay önce l5s1 den mikrocerrahi ile bel fıtığı ameliyatı oldum. platin vs işlemleri uygulanmadı. Sol bacak güçsüzlüğü ve ağrısı ameliyatan sonra geçti. Ancak 3 hafta kadar önce aynı bacakta gece kasılmalar ve zonklamalar başladı. Ameliyat öncesi kadar şiddetli olmasa da beni uykularımdan uyandırıyor. Sizce bu durum havaların soğuması ile ilgili midir? Çünkü özellikle yüzmeye gittiğim günler suyun soğukluğu nedeniyle daha çok kasılma şeklinde bacak ağrılarım oluyor. Yeniden fıtık oluştu vs. şüphesi ile doktora mı gitmeliyim? Yoksa ameliyat sonrası soğuğa hassasiyet mi bu? Eğer öyleyse bu durum zamanla düzelir mi? İlginiz için şimdiden teşekkürler. bel fıtığı nedir,bel fıtığının nedenleri,bel fıtığının belirtileri,bel fıtığına ne iyi gelir,bel fıtığı tedavisi hakkında bilgiler Fıtığı ameliyatla almak kesin tedavi değildir, önemli olan fıtığa neden olan sorunu temelden çözerek vücudun dengesini bozmadan iyileşmeyi sağlamak gerek Bel fıtığı omurga sisteminde bir bozulmadır. Burada ilk etkilenen yapı ligamentlerdir. Proloterapi ile ligamentlerin bağların kemiğe yapışma yerlerinde sağlamlaştırma sağlanarak; adeta bozulan harç yeniden tamir edilerek duvar sağlamlaştırılır ve kalıcı iyileşme sağlanır Ağır yük kaldırmayla, ani hareketlerle, hızlı kilo almayla ortaya çıkabileceği gibi doğuştan var olan düz tabanlılık, bacak kısalıkları, kalça sorunları sonrası ve denge bozukluklarıyla da oluşan bel fıtığı artık doğal enjeksiyon uygulamasıyla tedavi edilebiliyor. En sık aktif hayatın içindeki genç nüfusta zorlama ve aşırı yüklenmeye bağlı olarak görüldüğünü, yaşlı gurupta aşınma ve eskimeye bağlı olarak disk dejenerasyonu oluştuğunu, masa başı işinde çalışan ve uzun süre aynı pozisyonda duran bilgisayar kullanıcılarında görülme oranının son zamanlarda fıtığında; bel ağrısı, belde kasılma, bacakta uyuşma, karıncalanma, topallama görülür. Gerekli müdahaleler yapılmazsa, zamanla düşük ayak ve idrar kaçırma gibi ileri dönem şikayetleri ortaya çıkabilir Bel fıtığı omurga sisteminde bir bozulmadır. Burada ilk etkilenen yapı ligamentlerdir. Proloterapi ile limentlerin bağların kemiğe yapışma yerlerinde sağlamlaştırma sağlanarak; adeta bozulan harç yeniden tamir edilerek duvar sağlamlaştırılır. Bel fıtığının tedavisi asla ameliyat değildir. Ameliyat başka yöntemlerle sonuç alınamayan vakalarda tercih edilecek son seçenektir. Proloterapi ise fizik tedaviden fayda görmeyen kişilerde uygulanacak oldukça başarılı bir bel ağrısı, bel tutulması, kasılma, bacakta uyuşma, karıncalanma, yanma veya donma, üşüme gibi nöropatik şikâyetler görülür. Bel fıtığını önlemek için ağır yük kaldırmamak, ani hareketlerde bulunmamak, hızlı kilo almamak dikkat etmemiz gereken önemli durumlardır. Güçlü bir kas yapısına sahip olmak için, düzenli spor yapmak, haftada 3 defa 45 er dakika yürüyüş, egzersiz yapmak gerekir. Proloterapi yapıldıktan sonra da egzersiz yapmak tedavinin başarı oranını artırır Sorunlu bölgeye hızla iyileştirici hücreler gelerek bağ dokunun kemiğe yapışma yerinde güçlenme sağlanır. Kaslarda oluşan tetik noktalar tedavi edilir. Böylece 3-4 seansta hasta yıllarca sürecek olan bir rahatsızlıktan kurtarılır Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, bel fıtığı hakkında önemli bilgiler ve tavsiyelerini paylaştı. “Omurga fonksiyonlarını iki temel üzerine oturtabiliriz” diyen Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, bu fonksiyonlardan birinin hareketi ve esnekliği sağlamak, vücuda binen yükü taşımak, diğerinin ise nöral dokuyu yani sinir dokusunu korumak olduğunu söyledi. Omurga ve içerisindeki sinir dokusu ele alındığında omurganın lomber birinci omurun alt düzeyine kadar uzanan omurilik ve omurilikte her segmentten çıkan sinirlerden oluşan bir nöral yapıyı taşıdığını kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Omurganın bir fonksiyonu yükü taşımak, hareketi ve esnekliği sağlamak, diğer fonksiyonu ise nöral dokuyu yani sinir dokusunu korumaktır. Dolayısıyla omurgayı omurilik ve etrafındaki yapılarla birlikte düşünmek gerekiyor. Etrafındaki yapılardan bahsetmek gerekirse boyun, sırt olarak düşünürsek akciğer ve kalp, bel olarak düşündüğümüzde de çeşitli karın organları yer alıyor. Tüm bu yapılara ait ve bunların ötesinde sistemik her hastalık teorik olarak bel ağrısına ya da omurga ağrılarına neden olabilir. Bunları da farklı oranlarda görüyoruz ama en yaygın olanı bel ağrısıdır ve bunun nedenleri de çok sıklıkla yumuşak doku problemleri ve bel fıtıklarıdır” dedi. Üst üste duran bel omurlarının bir bölümünün ara yüzeylerini disk yapılarının kapladığını belirten Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Bu disklerin yükü taşımak, esnekliği sağlamak, yükü eşit bir şekilde omurgaya dağıtmak gibi mekanik fonksiyonları, nutrisyonel ve daha başka pek çok fonksiyonu vardır. Diskler son derece sağlam bir yapıdır ama omurga sürekli olarak çalışıyor. Otururken, yürürken, spor yaparken ve daha birçok aktivitede omurga aktif şekilde çalışıyor, sürekli bir yük taşıyor. Zamanla da bozulmalar ve zayıflamalar ortaya çıkıyor. Diskin belirli yerleri daha zayıftır. Oralardan fıtıklaşma yani yapının bozulması ve bulunması gereken alanın dışına taşması ortaya çıkıyor. Bu çok yaygın bir durumdur ve bel ağrıları nezle ve gripten sonra ikinci sıklıkta görülen bir şikayettir. Bel ağrılarının en yaygın nedeni de bel fıtıklarıdır” dedi. Bel fıtıklarının çok farklı tipleri ve dereceleri olduğuna dikkat çeken Bozbuğa, “Duruma göre çok farklı tedaviler ya da uygulamalar gerekebiliyor. Beyin cerrahları ameliyat için bel fıtıklarında belli koşullar ve belli durumları ararlar. Bu koşullar da bel fıtıklarının yüzde 2-3 oranındaki hastalarda bulunur. Sinirlere baskı olması, fıtığın ve basının başka hiçbir şekilde düzeltilemeyecek derecede olması, klinik yansımaları olarak nörolojik fonksiyon kayıplarının olması, şiddetli ağrıların olması, ağrının başka türlü şekilde geçirilememesi, idrar ya da dışkı kaçırma kusurlarının ortaya çıkması gibi çok çeşitli şartlar vardır. Bu gibi klinik tablolarda ameliyat yapılıyor” ifadelerini kullandı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, Bel fıtığının tipine ve derecelere göre de ağrının karakteri farklıdır’ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü “Omurlardaki disklerin etrafını çevreleyen kapsülün gerilmesi durumunda şiddetli bel ağrısı, tutulma ve düzleşme meydana gelir. Kaslarda şiddetli bir spazm olacaktır. Kapsül yırtılıp içindeki kıkırdağımsı dokunun dışarıya taşması durumunda bel ağrısı geçecek ama bu dokunun fıtıklaşması ve hemen yakınındaki sinir köküne baskı yapması sonucu bacak ağrısı ortaya çıkacaktır. Birçok hasta bu durumu karakteristik şekilde anlatırlar. Önce şiddetli bel ağrısından bahsediyorlar ama bel ağrısı geçtikten sonra bacak ağrısı yaşadıklarını ifade ediyorlar. Bacak ağrısı ile gelen hastaya bel fıtığı var dendiğinde ya da yapılacak ameliyatın belden yapılacağı söylendiğinde şaşkınlığa yol açıyor. Ağrı sinir köklerine baskı olduğunun işaretidir ama her bacak ağrısı da bel fıtığından kaynaklanmıyor.” Bel fıtığı ameliyatı için açık ve kapalı şeklinde adlandırmalar yapıldığını belirten Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Bu aslında bilimsel olarak kullanılmayan bir tanımdır. Hiçbir şekilde kapalı bir ameliyat söz konusu değil. Sorunlu alana müdahale için mutlaka bir yerden girilmesi gerekiyor. Yalnızca disk problemi ise geniş bir kesiğe gerek kalmıyor. Mikrodiskektomi ve endoskopik diskektomi bu hastalığın cerrahisinde altın standartlardır. Bu iki yöntemde de küçük bir cilt kesisinden giriliyor. Bu 1-1,5 santimlik kesi de ameliyattan sonra pek iz bırakmıyor. Mümkün olduğu kadar çok küçük bölgede işlem yapılıyor. Dolayısıyla çok az doku travması oluyor. Mikroskopla bakıldığı için üç boyutlu bir şekilde ve bölgenin daha iyi aydınlatılıp yapıların büyütülerek görülmesi mümkün hale geliyor. Disk çıkarılıp sinir yapısı serbestleştiriliyor ve ameliyat bu şekilde sonlandırılıyor. Aynı gün hasta ayağa kalkıyor, yürüyebiliyor ve ertesi sabah da taburcu olabiliyor. Ameliyat sonra bel fıtığında nüks görülme oranı yok denecek kadar az sayıdadır” dedi. Bel fıtığının spor yapmaya engel olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Tam tersine ameliyattan sonra ya da ameliyat gerektirmeyen bir aşamada ise ve ilaçla tedavi uyguladığımızda hastalara uzun dönemde mutlaka aktif olmalarını, bel ve karın kaslarını güçlendirmelerini istiyoruz. Düzenli, doğru ve bilinçli fiziksel aktiviteler yapmalarını öneriyoruz. Hastalar, kısa dönemde rahatlattığı ve ağrılarını hafiflettiği için korse kullanmayı tercih ediyorlar ama bunu pek istemiyoruz. Bel fıtığının ötesinde çok ağrılı durumlarda çok kısa süreli korse kullanılabilir; ancak, devamlı korse kullanıldığında kasları zayıflattığı için istenmeyen durumlar ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların karşısında en önemli koruyucu unsur kaslar olduğu için kas yapısının güçlü olmasını istiyoruz” diye konuştu. Bel Fıtığı Belirtileri Tekrarlayan bel ağrısının ve beldeki tutulmanın sıklığının, şiddetinin ve süresinin artması yanı sıra, şikayetlere bacağa inen ağrıların da eşlik etmesi söz konusudur. Bacaktaki bu ağrı tek yanlı olabileceği gibi iki yanlı da olabilir. Ağrı yanıcı veya batıcı bir ağrı olabileceği gibi kasılma veya gerilme şeklinde de olabilir. Ağrı öksürme, hapşırma veya tuvalette ıkınma durumunda şiddetlenir. Bacaklarda uyuşma, hissizlik, karıncalanma, keçeleşme gibi his bozuklukları da şikayetlere eşlik edebilir. Bazı hastalarda kısa bir mesafe yürüyünce bacaklarda çok şiddetli kasılma türü ağrılar olması nedeniyle yürümek neredeyse imkansız hale gelebilir. Gece bacaklara kramplar girebilir. Söz konusu bu rahatsızlıklara durup dururken, yani bir zorlanma olmadan idrar kaçırma veya ayaklarda güç kaybı gibi şikayetler de eklenirse; olay acil demektir ve eğer 48 saat içinde ameliyat olmazsanız, söz konusu durumun düzelmesi bir yılı bulabilir ve hatta düzelmeyebilir de. Tedavi bir ömür sürer, teşhis bir dakika... Bel Fıtığına Nasıl Tanı Konur Hangi hastalık olursa olsun şikayetlerinizin dikkatle dinlenmesi doğru bir tanı için ilk şarttır. Tabii bunun ardından yapılacak detaylı bir muayene de işin aslını oluşturur. Daha sonra istenecek olan tetkikler ise bu işlemi tamamlayacaktır. Tabii ki böyle bir değerlendirmenin süresinin 30, bilemediniz 20 dakika altında yapılması mümkün değildir. Eğer doktorunuz size üç-beş dakika ayırıyor ve hatta size elini bile sürmeden doğrudan tetkiklerinizi istiyorsa, şikayetlerinize sağlıklı bir tanı koyma şansı yoktur. Daha da kötüsü, size yanlış bir tanı koyarsa, uygulayacağı tedavi de yanlış olacaktır. İşte tüm felaketler bu şekilde başlar. Aslında mesleğiniz, uğraştığınız sporlar, eskiden geçirmiş olabileceğiniz kazalar, teşhis konmuş hastalıklarınız, içtiğiniz ilaçlar, sigara alışkanlığınız olup olmadığı, geçirdiğiniz ameliyatlar; bunların tümü iyi bir tanı için bilinmesi çok önemli konular. Muayeneye gelince, kilonuzun ve boyunuzun ölçülmesiyle başlayıp; soyunmanız ardından tüm boyun-sırt-ve belinizin arkadan incelenmesi ve eğilip doğrulurken ve yürürken bu durumda izlenmenizle biten esaslı bir muayeneyi kastediyorum. Tanıya yardımcı olacak tetkikler derken de MR ilk sırada gelebilir, ama tabii ki açık MR değil ve iyi bir makinede çekilmesi en az 15 dakika süren bir MR incelemesi. MR ile birlikte hemen daima kan tetkikleriniz istenir ki önemli bir takım hastalıklar gözden kaçmasın. Bu görüldükten sonra yine hemen daima röntgen filmleriniz, özellikle de ayakta eğilip doğrulurken çekilen filmleriniz gerekir. Kimi zaman bilgisayarlı tomografi ile EMG,MEP,SEP gibi sinir ölçümleri de sıklıkla istenir. Bel Fıtığı Nasıl Tedavi Edilir Bel fıtığının tedavisi birçok basamaktan oluşur ve acil durumlar dışında-ki bu çok nadir olur- bu basamakların takip edilmesi en doğru, bilimsel ve ahlaki yöntemdir. İlk basamakta istirahat tedavisi, yani hastanın doğru bir yatakta ağrıları geçene kadar; sadece tuvalet ve yemek için kalkmak dışında yatarak dinlenmesi gerekir. Doğru yatak derken, hastanın yerde veya tahta üzerinde yatmasını veya çok pahalı tam ortopedik yataklar almasını kastetmiyorum. Sadece herhangi marka bir hazır yatak işinizi görür, yeter ki 8 sene sonra bunu atıp yenisini alın. Sakın ha kanepede filan yatmayın. Tuvalet demişken, asla alaturka tuvalet değil, klozet kullanmalısınız. Alaturka tuvalet asla vazgeçemeyeceğiniz bir alışkanlıksa, o zaman yeni geliştirilmiş alçak oturmalı klozetlerden alabilirsiniz. Doktorunuz bu süre içinde kullanmanız için size bir takım ilaçlar da verecektir tabii ki. İlaçları değil ama yatak ve tuvalet konusunda söylediklerimi ömür boyu dikkate alın lütfen. Korse kullanmanızı da önerebilir doktorunuz. Ancak korse kullanım süresinin 3 ayı asla geçmemesi gerektiğini asla unutmayın, yoksa geri döndürülmesi çok zor ağır zarar görürsünüz. Tabii ki kilonuzun çok olduğun söz konusu edilirse, mutlaka bir Diyet uzmanına başvurun ve onun dediklerini aynen uygulayın. İkinci basamakta ise Fizik Tedavi, ama mümkünse 20 seans yani 1 ay boyunca. Soğuk havalarda Fizik Tedavi öncesinde ve sonrasında soğuktan iyi korunmak çok önemli bir zorunluluk. Bu tedavi en az bir yıl rahat etmenizi sağlayabilir. Fizik Tedavi’ yi evinize veya işyerinize en yakın yerde yaptırmanız uygun olabilir. Fizik Tedavi sırasında oradaki uzmanların size tarif edecekleri egzersizleri de düzenli şekilde yapar, hatta hayatınızın bir parçası haline getirirseniz bir daha aynı problemi yaşamak zorunda kalmazsınız. Üçüncü basamakta ise öncelikle doktorların “Minimal Girişimsel, Endoskopik” dedikleri, halk arasında da “Kansız ameliyat, Kapalı ameliyat” denen ve narkoz verilmeden düşük riskle yapılan cerrahi işlemler; eğer bunlar yeterli olmazsa da “Mikrocerrahi” denen küçük açıklıklardan yapılan veya halk arasında “Platin ameliyatı” ve doktorlar arasında “Enstrümentasyon” denen daha ciddi cerrahi işlemler gelmektedir. Yani her zaman son çare ameliyat olmalıdır Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. DE Soru Sahibi 29 Mart 2019 1935 Bel fıtığı ameliyatımın ikinci haftasında zaman zaman yatıyor zaman zaman yürüyüş yerden kalkıp da ilk yürüyüşe başladığım zamanlar ameliyat öncesi yoğun ağrılarım olan sol bacagımın alt arka baldırında tutulma kasılma oluyor ancak yürüdükçe azalıyor. Ağrı sızı yok. Ayrıca, diz kapağımda kitlenme gibi bir durum oluşıyor. 0 0 2 cevap 000 görüntülenme Cevaplar 2 Bir iki hafta kadar daha bakın. Sayet devam ederse bir kontrol emar çekilmeli. 2 Nisan 2019 1020 Teşekkür ediyorum. 2 Nisan 2019 1041 Rica ederim 2 Nisan 2019 1207 Doktorun Cevapladığı Diğer Sorular Beyin ve Sinir Cerrahisi İle İlgili Diğer Uzmanlar

bel fıtığı ameliyatı sonrası bacakta kasılma