Kitap Osmanlı-Türk kadın hareketinin öncülerinden Şükufe Nihal Hanım'a Finlandiya'yı gezmesi ve "Finlandiya" (1935) adlı kitabını yayımlaması için ilham vermiştir [3] Kaynaklar 1 2 Melih Bayram Dede, Beyaz Zambaklar Ülkesinde Dionotkitap.net sitesi, 20.10.2004
KitapFelsefe Edebiyat Tarih Eğitim Çocuk ve Gençlik Kitapları Politika Siyaset Hobi Beyaz Zambaklar Ülkesinde - Bez Cilt. Yazar
Start reading. seref-efe. Complete. First published Mar 22, 2018. ***WQ*** BİR MİLLETİN UYANIŞI [Kitabın tamamını okuyabilirsiniz] Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki
GrigoryPetrov - Beyaz Zambaklar Ülkesinde e-kitabını ücretsiz indirebilirsiniz. 3000’den fazla ücretsiz e-kitap Hattusa’da
Seriyekaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün sizler için Atatürk’ün okullarda okutulmasını zorunlu tuttuğu “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”yi inceleyeceğiz. Key
m3J8Qf. Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Finlandiya’nın İsveç ve Çarlık Rusyası’nın arasında yaşadığı varoluş mücadelesini anlatan eşsiz bir yeniden diriliş ve mücadele hikayesi. Bir bataklıklar ülkesinin, tüm dünyaya eğitim alanında rol model olmuş bir ülkeye nasıl dönüştüğüne şahitlik etmek isteyen herkesin kesinlikle elden geçirmesi gereken bir kitap. Kitap, özet çıkartırken en gönülsüz olduğum birkaç kitaptan birisiydi zira kitabın tüm bölümlerinin okunması ve zihinlerde yer etmesi gerekiyor. Zira aşağı yukarı aynı dönemlerde başlayan mücadelemizde neden biz patinaj çekerken Finlandiya rol model bir ülke oldu cevabı net bir şekilde verilmiş. Din adamından, siyasetçisine, politikacısından doktoruna, subayından erine kadar tüm toplumun el ele vermesi sonucu ayağa kalkan ve bunu her kademede halkını eğiterek başaran bir ülkenin hikayesini okumak ve örnek çıkartmak gerekiyor zira benzeri iyi niyetli bir seferberliğe, gelişme yönünde mesafe kat eden ülkemizin de ciddi anlamda ihtiyacı bulunuyor. Kitabı okurken Papaz McDonald’ın olduğu son bölüm, Katil Karokep’in hikayesinin olduğu orta bölüm ve Snelman’ın papazlara ve futbol oynamak isteyen gençlere hitap ettiği bölümleri lütfen dikkatinizin sesini biraz açarak okuyun. Ülkemizde eğitimli kesim bu ifadeyle Snelman İsveçli elit tabakayı kastetmektedir halkın okumamış kısmının Finler manevi ve fizik açıdan gelişmesi konusuna az bile olsa ilgi göstermemektedir. Etrafında gördüğün yönetici konumundaki kişiler arasında halkın fakirliğinden etkilenen ve bunu dert edinen birisini görebiliyor musun? Üniversitelerde çalışan şahıslardan hangisi Fin köylüsünün eğitim ve kültür düzeyinin yükseltilmesi konusuna kafa yormak ve bu alanda bir şeyler yapmak istiyor? Ben daha vatanının çıkarları ile maaş, madalya ve diğer şeyler arasında seçim yapmak durumunda kalınca vicdan kavramını unutan sayısız insanı saymıyorum bile. İşte bu nedenle eğitimli kesimi temsil edenler arasında vatansever kimseye rastlayamazsın. Bu insanların halk arasından çıkması lazım. Halkın geleceğinden kaygı duymayan başka bir ırkın temsilcisi vatansever olamaz. Buradan çıkaracağımız sonuç Finlandiya zorla hiçbir şey elde edemez, onun tek kurtuluşu eğitimdir. 1960 yılında General Cemal Gürsel önderliğinde gerçekleşen askeri darbeden birkaç ay sonra, darbe sürecinde yer alan subayların dünya görüşünü ve eğitim seviyelerini değerlendirmek üzere bir anket yapıldı. Ankette yer alan sorulardan birisi “Sizi en çok etkileyen kitap hangisidir?” şeklinde olup, ankete katılan subayların büyük bir kısmı bu soruya “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” cevabını vermişti. Bir büyüteç düşünün, özel yöntemle yapılmış olup, bu sayede dağınık günel ışınlarını ayın noktada toplayabilmektedir. Sonuçta binlerce güneş ışınının enerjisinin odaklandığı tek bir nokta ortaya çıkar. BU parlak nokta ağacı, taşı ve demiri yakabilir. Halkın içinden çıkan her büyük şahsiyet yakıcı güce sahip birer büyüteçtir. Bu büyüteç halkının en güçlü yönlerini ve zekasını kendi kişiliğinde birleştirerek, hem kendi halkını hem de diğer halkları temsil eden milyonlarca insanı ateşlemektedir. Fakat gökyüzü bulutluysa ve atmosferde güneş ışınları yoksa, hiçbir büyüteç kar tanelerini eritmeye ve bir damla suyu ısıtmaya muktedir olmayacaktır. İşviçre peyniri sadece dağlardaki otlarla beslenen, Hollanda peyniri ise bu ülkenin zengin meralarında otlayan ineklerin sütünden elde edilmektedir. Bu peynirler üretildikleri ülkelerin rayihası, özüdür. Naponyın Fransa’da doğabilirdi, fakat barışsever Çin’de bir Naponyon dünyaya gelemezdi. İngiltere doğanın temel kanunu olan “yaşam mücadelesi” öğretisinin yaratıcısı Darwin’in, Rusya ise kötülükle mücadele edilmemesi gerektiği fikrini savunan Lev Tolstoy’u yetiştirdi. Başka türlü de olamazdı zaten. Her zaman ve her yerde böyledir. Almanya’yı Dünya Savaşı’na sokan etken değildi; bunun nedeni Almanya’nın kaba ve vahşi ruhunun Bismark, Wilhelm, Hindenburg ve Rohrbach gibi şahsiyetlerde tecelli etmesiydi. Roma’yı Neronlar, Caracallalar ve Commoduslar dağıtmadı; aksine, uzun ve yıkıcı savaşlar nedeniyle ruhu cılızlaşmış, maneviyat yoksulu Roma halkı ahlak yoksunu tiranları ve cellatları iktidarın zirvesine çıkardı. Her konuda ihtiraslı olan İspanya tarihe Loyola’yı ve engizisyonu “hediye ederken”,, Almanya bir taraftan Kant’ı, diğer taraftan Krupp’u yetiştirdi. Her halkın içinden hem büyük şahsiyetler hem de aşağılık insanlar çıkabilmektedir. Bunlardan hangisinin iktidara geleceğini belirleyen temel etken halk kitlelerine hakim olan ruh halidir. Halkın sahip olduğu değerler nelerdir? Zekası, iradesi ve vicdanı gelişmekte midir yoksa zehirli otlar sarmış gibi, çürüyerek yok mu olmaktadır? Veya zavallı, utanç verici bir mevcudiyet için mi sarf edilmektedir. Aydın olmak gösterişli bir kıyafet yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek, akşamları lokantalarda oturmak ve sözde “okuma salonlarında” kağıt veya domino oynamak için yetiştirmedi. Bu hayatı yaşayanlar aydın değil, aydın süprüntüleridir. Aydın olarak sizlerin vazifesi halkın zekasını, vicdanını, irade ve enerjisini uyandırmak ve hareket geçirmektir. Halkın düşünme yeteneğini canlandırmak, işçileri, köylüleri ve toplumun alt kesimlerini daha iyi hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmek, sizin göreviniz budur. Sizleri fedakarlığıa çağırıyorum! Fakat hepinize değil, bunu yapmaya hazır olanlara ve yapabilecek durumda bulunanlara sesleniyorum. Kusura bakmayın, sizinle açık konuşacağım Diğer bütün mesleklerde olduğu gibi, öğretmenler arasında da bu mesleğe layık olmayan, öğretmen ruhundan yoksun insanlar bulunduğunu biliyorum. Bu insanlara sanatkar bile diyemeyiz, onlar öğretmen emeğine saygısı olmayan, hatta bu mesleği lanetleyen birer gündelikçidir. Kendilerine arkadaşça tavsiyem var, lütfen okulu bırakın. Kendinize farklı bir iş bulun, yazıhaneleri dolaşın, tüccar olun. Her türlü işi yapın ama canlı bir ruha ve derin bilgiye sahip insanların bulunması gereken yerleri işgal etmeyin. Snelman din adamlarına aşağıdaki gibi seslenmekteydi Muhterem din adamları, inançlı bir insan olarak, sizden rica ediyorum. Halkınızın gerçek anlamda hizmetkarı olun. Papazlar kiliseye bağlı memur değillerdir. Sizin göreviniz dini törenler yapmak, kilise kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığını takip etmek ve dua etmekle sınırlı olmamalıdır. Peygamberler halka öncelikle temiz, dürüst ve hayırsever bir yaşam sürmelerini öğütleyerek, insanları vicdanlı ve sevgi dolu olmaya teşvik etmiştir. Onlara nasıl iyilik yapılacağını, hayvani ve vahşi ihtiraslarından arınarak, nasıl Tanrı’nın evladı olunacağını öğretmiştir. Halka canlı, gerçek vaazlar verin. Halkla, asırlardır olduğu gibi, ikiyüzlü bir şekilde tekrarlayıp durduğunuz ruhsuz kelimelerden oluşan sıkıcı, itici din adamı diliyle konuşmayın. Saygıdeğer din adamları! İki milyonluk Fin halkı adına, gözyaşlarımla size sesleniyorum; gerçekleri, bir ölü toprağı misali, kalın tabaka gibi kaplayarak, halktan gizleyen din öğretisini bir tarafa bırakın ve halka gerçekleri anlatın. Yaşlı, çocuk, genç ve yetişkin herkeste canlı bir ruhun uyanmasını sağlayın.
1. Finlandiya ile ilgili olarak verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A. İklimi itibariyle soğuk bir ülkedir. B. Bataklıkların çok olduğu, nemli bir ülkedir. C. Ülkenin en doğal bitkisi nilüfer’dir. D. Ülke nerdeyse beyaz zambak adıyla anılır ve bilinir. 2. I Barışçı insanlar olarak bilinen Finler, kendilerini kimsenin rahatsız edemeyeceği “Barış Yurdu” aramışlardır. IINihayet bugünkü yurtlarına gelip yerleşmişlerdir. IIIÇünkü buralarda imkansızlıklardan dolayı kimsenin yaşamasına olanak yoktu. IV Böylece Fin toprakları, yüzlerce yıl Rusya ile İsveç arasında doğal kale niteliğinde olmuştur. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerden hangisi gerekçe bildirmektedir? A I B II C III D IV 3. “Finlandiya’da tramvay ile yolculuk yaparken hiçbir biletçi ve kondüktör göremezsiniz.” Bunun sebebi nedir? A. Tramvayda yolculuk yapmanın ücretsiz olması B. Yöneticilerin Fin halkına güvenmesi C. Tramvaylarda otomatik geçiş sistemi uygulanması D. Tramvayı ücretini önceden ödemiş kişilerin kullanması 4. Finler, ülkelerine ne isim vermişlerdir? A Helsinkfrost B Viburg C Petrograt D Suomi 5. Köklü, sağlam ve kuvvetli gibi görünen devletlerin çatırdayıp yıkılmalarına şaşırmamalı Eski İran Pers yıkıldı. Osmanlı ve Avusturya İmparatorlukları yıkıldı. En sonunda Çarlık Rusya; Bismarkların, Wilhelmlerin Almanyası da yıkılıp gitti. Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır? A Betimleme B Örneklendirme C Açıklama D Tanık gösterme 6. “Basit fikirli olmayınız. Kendi kişisel, önemsiz uğraşlarınıza ve dertlerinize çöpteki solucanlar gibi dalmayınız. Devletinizin temelleri nasıl yenilenebilir ve kuvvetlendirilebilir? Gelecekte halkımızı yüksek terbiye ile nasıl donatabiliriz? Yapılabilecek bu tür yenilikleri düşününüz. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A. Sadece kendi kişisel işleriyle uğraşmak basitlik alametidir. B. Halkı erdemlere sahip kılmak hepimizin hedefi olmalıdır. C. Kişisel işlerimiz önemli değildir. D. Devletin faydasına yapılabilecek işleri düşünmek basit fikirlilik değildir. 7. “Yöneticiler nasıl olurlarsa olsunlar iyi veya kötü, kahraman veya zalim daima kendi milletlerinin yansımasıdırlar. Onlar millî ruhun birer kopyasıdır. Bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibidir. İşte bu nedenle eskiden beri ………………………………….’ denilegelmiştir. Parça aşağıdakilerden hangisi ile devam ettirilemez? A. Büyük adamlar topluma istediği şekli verebilir. B. Her millet layık olduğu idareye sahip olur. C. Yöneticileri aslında içinden çıktığı halk yetiştirir. D. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz. 8. Ruslar, Finlandiya topraklarını niçin kendi ülkelerine katma ihtiyacı hissetmiştir? A. Başkentleri Petrograd’ı daha iyi savunabilmek için B. Finlerin zengin yer altı kaynaklarına sahip olmak istedikleri için C. Finler kendi topraklarını savunabilecek özelliklere sahip olmadıkları için D. Fin topraklarındaki limanlara sahip olmak istedikleri için 9. “Snelman, yaz tatilinde çevredeki öğretmenleri bir merkezde toplayarak iki-üç haftalık kurslar düzenliyordu. Kurslara yüzün üzerinde öğretmen katılıyordu.” Yukarıdaki cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur? A. Belirtisiz isim tamlaması B. Sıfat tamlaması C. Belirtili isim tamlaması D. İyelik zamiri 10. “Hayattaki düzensizliklerin en büyük nedenlerinden biri şudur ki herkes önce kendi hayatını düzene sokmaya çalışır, hiç kimse hayatı’ düzene sokma ihtiyacı hissetmez ve gayret göstermez.” Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki cümleye paraleldir? A. Toplumsal düzen, kişisel hayattaki düzenle başlar. B. Bencil düşünce ve hareketler toplum düzenine olumsuz etkiler yapar. C. Toplum düzeni bireyden halka doğru, genişleyerek yayılır. D. Toplumdaki düzensizliğin en önemli sebebi herkesin önce kendi hayatını düzene sokmaya çalışmasıdır. 11. “………………..Eğer çocukların ve gençlerin aklını ve ruhunu işlenmemiş bir tarla gibi bırakırsanız; orada ısırgan otu, zararlı ve dikenli otlar bitecektir.” Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki atasözlerinden hangisi getirilemez? A. Ne doğrarsan aşına, o çıkar karşına. B. Eken biçer, konan göçer. C. Ne verirsen elinle, o gider seninle. D. Herkes ektiğini biçer. 12. Fin halkının aydınlanması için etrafına toplanan idealist arkadaşları ile Halk Üniversitesi’ni kurdu. Gönüllülerle birlikte en ücra Fin köy ve kasabalarına ulaşarak bugünkü modern Finlandiya’nın temellerini attı. Bu Fin aydını kimdir? A Snelman B Karokep C Yarvinen D Tomas Gulbe 13. “…Törenin bitimine yakın bütün ülkede …………. olarak bilinen zengin tüccar Yarvinen söz ister…” Yukarıdaki boşluğa hangi sözcük öbeği getirilmelidir? A Yumurta kralı B Ayakkabılar kralı C Meyveler kralı D Tatlılar kralı 14. “… Efendiler sabrederek benim hikâyemi dinleyiniz. Biliniz ki sepet içinde çörek satan her çocuktan Tatlılar Kralı’ olmaz. Öyle ki daha sonra doğduğu şehirde yapılan tiyatro binası için yüz bin mark versin. Kendimi methetmek için bunları söylemiyorum…” Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A. Toplumu oluşturan fertlerin hepsi sivrilemez. B. İmkanı olan insanlar başkalarına yardım etmek zorunda değildir. C. Herkes sadece doğduğu şehir için çalışmalıdır. D. Kişinin yaptığı güzel işleri söylemesi her zaman kendini övmek anlamına gelmez. 15. I. İtalyanlar, Karokep’in oğullarına “Herkül’ün oğulları” diyorlardı. II. En küçük kardeş, Fransa’da ziraat fakültesinde okuyor. III. Ortanca kardeş Kaliforniya’da bir orman işletmesinin idareciliğini yapıyor. IV. Büyük kardeş İsviçre’de orman fakültesinde okuyor. Ünlü haydut Karokep’in oğulları ile ilgili verilen yukarıdaki bilgilerden hangileri doğrudur? A I-II B I-III C II-IV D I-IV 16.“…Çocukluğumuzda ve sonraları delikanlılık çağında biz Karokep’le iyi dosttuk. İkimizin de ailesi fakir kimselerdi. Karokep’le birlikte büyüdük, öyle tevafuklar oldu ki aynı zamanda babalarımız vefat etti ve yetim kaldık…” Yukarıdaki paragrafla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A. Birinci cümlede edat kullanılmamıştır. B. Karşılaştırma yapılmıştır. C. 3. Cümlede tamlayanı düşmüş belirtili isim tamlaması vardır. D. Her cümlede en az bir tane tamlama vardır. 17. Karokep’in efendisinin emanet ettiği paraları köylülere dağıtıp, Efendisini dövmesinin sebebi nedir? A. Efendisinin Karokep’e hakaret etmesi. B. Efendisinin Karokep’in alacaklarını ödememesi. C. Karokep’in ruh sağlığının bozulması. D. Efendisinin hileli kantarlar kullanarak köylüleri kandırması. 18. “…I Artık insanlardan ve her şeyden intikam almaya karar vermiştim. IIBankaları soymaya başladım. IIIBuraları soymakla daha çok insanı perişan edeceğime inanıyordum. IVEn çok hoşlandığım şey kilise eşyalarını çalmaktı…” Yukarıdaki cümlelerden hangisi gerekçe bildirmektedir? A IV B III C II D I 19. Haydut Karokep’in, iyi bir insan olmasına sebep olan olay nedir? A. Yaraladığı papazın yaptığı nasihatler. B. Eşinin Amerika yolunda sarı hummadan ölmesi. C. En büyük oğlunun doğumu. D. Tatlılar kralı Yarvinen’le görüşmesi. 20. “…Ben önceleri fakir bir sokak çocuğuydum. Şimdi ise bizim Suomi için büyük, iyi ve güçlü bir iş adamı olduğumu söyleyebilirim. Ben bu konumumu kime borçluyum? Tesadüfen dinlediğim güzel bir hikâyeye…” Yarvinen’in bahsettiği bu hikâye aşağıdakilerden hangisidir? A Robinson Kruzo B Sefiller C Suç ve Ceza D Diriliş ve üç arkadaşı Halk Üniversitesinin gönüllü bilim adamlarından birisinin verdiği konferansa katılırlar ve bu konferanstan çok etkilenirler. Aşağıdakilerin hangisi bu dört arkadaşın herhangi birisinin mesleği değildir? A Ayakkabıcılık B Yumurtacılık C Demircilik D Terzilik 22. “…Bunun için tatlı daima acının düşmanıdır.” Yukarıdaki cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur? A İsim tamlaması B Sıfat C Zamir D Edat 23. Snelman’ın Berlin’de tanıştığı, Avusturyalı, ünlü ama bir o kadar dönek olup millî değerlerine ihanet eden yazarın sonu ne olmuştur? A. Elim bir trafik kazası sonucunda sakat kalmıştır. B. İntihar etmiştir. C. Tutuklanarak hapse atılmıştır. D. Tüm yakınları tarafından terk edilmiştir. 24. “…Bir yerde çiçek ve tifo gibi bulaşıcı bir hastalık salgınlaşınca hükümet oraya iki üç doktor gönderiyor. Halk ise bu duruma kızıyor Bu aşıları niçin yapıyorsunuz? Çocukları tedavi etmeyiniz, bırakın ölsünler, açların sayısı azalmış olur. Siz asıl bize, büyüklere yardım edin..” Yukarıdaki metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A. Büyükler çocuklardan daha çok yardıma muhtaçtır. B. Hükümet halkın sorunlarına karşı duyarlıdır. C. Bencillik çocuk sevgisini ve şefkatini gölgede bırakacak kadar artmıştır. D. İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanmaması onların değerlerin sistemi üzerine olumsuz etkilerde bulunabilir. 25. I. Sizler canlı parasınız. çalınmasın veya yanmasın diye iyice saklayıp koruyorsunuz. karınız ve kendiniz paradan çok daha değerlisiniz. iyi koruyun, hayatınızı israf etmeyin, sağlığınızı pekiştirin. Yukarıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturulduğunda sıralama nasıl olmalıdır? A IV-III-II-I B I-III-II-IV C II-III-I-IV D III-II-IV-I 26. “Suomi”nin anlamı aşağıdakilerden hangisidir? A Ateşler Ülkesi B Yiğitler Meydanı C Bataklıklar Ülkesi D Örümcekler Diyarı 27. Kitap hangi ülkenin geri kalmışlıktan kurtuluşunu anlatmaktadır? A Rusya B Avustralya C İsveç D Finlandiya 28. "Milletlerin tarihini şahıslar şekillendirir" görüşünü savunan kimdir? A Carlyle B Bismark C Napolyon D Lev tolstoy 29. Genç beyinlerin körelmesine neden olan unsur kitaba göre aşağıdakilerden hangisidir? A sigara B kavga C futbol D uyuşturucu 30. Luka MAKDONALD nasıl bir ailenin çocuğudur? A dinine çok bağlı bir ailenin B koyu aristokrat bir ailenin C hekimlik duygusu ağır basan bir ailenin D çok milliyetçi bir ailenin 31. “Aydınlar halkın ……… konumundadır?” boşluğa kitaba göre aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? A kalbi B eli C vücudu D beyni 32. Aşağıdakilerden hangisi tarihten ibret almak’ bölümünde örnek verilen devletlerden değildir? A Avusturya İmparatorluğu B Wilhelmler C Bizans D Bismarklar zambaklar ülkesi hangi ülkelerin himayesi altında kalmıştır? A Fransa ve İngiltere B Portekiz ve İsveç C Rusya ve İsveç D Rusya ve Bulgaristan 34. Fin milletinde ilk gelişim nereden başlamıştır? A Okullardan B Köylülerden C Tarladan D Kışladan 35. Yarvinen ve arkadaşları aşağıdakilerden hangisini örnek almışlardır? A Snelman B Robinson Crusoe C Prens Edward DGeorge Petrov 36. Snelman ın çıkarmış olduğu gazetenin adı …………. dır. Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? A Saimo B Saima C Salman D Seima 37. Reçel ve tatlı kralı aşağıdakilerden hangisidir? A Karokep B Thomas Gulbe C Yukko D Yarvinen 38. ………………….. Fin Meclisi’ni toplayarak “Rus idaresini mi, yoksa İsveç idaresini mi istersiniz?” diye sordu. Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? A Snelman B Gregory Petrov C JYarvinen D 1. Aleksandr 39. Finler kitapta aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmıştır? A Sabırlı Hıristiyanlar B Savaşçı Hıristiyanlar C Azimli Hıristiyanlar D Barışçı Hıristiyanlar 40. Finlandiya’da kaç tane okul bulunmaktadır? B 88 B 44 C 66 D 77 41. …………. ailesi, her yıl on başarılı öğrenciyi Almanya’ya, onunu Fransa’ya diğer onunu da Amerika’ya burs vererek gönderiyor. Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? A Gulbe B Petrov C Okunen D Edvard 42. Beyaz zambaklar ülkesinde adlı kitap Bulgaristan`da hangi adla bilinmektedir? A Beyaz kelebekler ülkesinde B Beyaz güller ülkesinde C Beyaz nilüferler ülkesinde D Beyaz laleler ülkesinde 43. “ Beyaz zambaklar ülkesinde “ adlı kitabın ilk yayıncısı kimdir? A Grigory Petrov B Nezk Demre C Deçko Leçev D Dinyo Bojkov 44. Rusya'nın Finlandiya'yı kendi sınırları içine almak istemesinin nedeni nedir? A Finlandiya'nın ekonomik durumunun iyi olması B Finlandiya'nın askeri stratejik konumu C Finlandiya'nın geniş sınırlara sahip olması D Finlandiya'nın verimli topraklara sahip olması tasvirlerde ..............'ın alnı oldukça aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? A Herkül B Aleksandr C Sokrates D Snelman 46. Aşağıdakilerden hangisi Yarvinen’in gözlerini açan onun “Tatlılar Kralı” olmasını sağlayan ve bir konferansta tesadüfen dinlediği hikayedir? A Robin Hod B Guliver C Robinson Kruzo D Yedi Cüceler 47. Yarvinen bankanın müdürüne gidip “Tatlılar Kralı olup Finlandiya’yı fethetmek istiyorum” diyerek planlarını ve fikirlerini anlattığında banka müdürünün cevabı aşağıdakilerden hangisi olmuştur? A Teşebbüs ediniz. Sizin gelecekteki krallığınız için bir miktar parayı riske atabiliriz B Teşebbüs etmeyiniz. Planlarınız ve fikirleriniz hayalden ibarettir C Bu plan ve fikirleri kim soktu kafanıza, hiçbir gerçekliği yok D Plan ve fikirleriniz çok güzel ancak bankamızda riske atacak paramız yok 48. Önceleri mirasçısı olmayan bazı zenginler ölmeden önce servetlerini kiliseye veya hayır kuruluşlarına bağışlamayı vasiyet ediyorlardı. Şimdi aydınlanma uğruna ülkenin çeşitli yerlerindeki varlıklı insanlar hangi amaçla bağış yapıyordu? A Kilise ve hayır kurumları yapılması için B Kütüphane, okuma salonları ve halka ait eğlence yeri olması için C İnsanlara iş imkanı sağlayacak kurumlar yapılması için D Islah evleri ve yetiştirme yurtları yapılması için 49. Yohan Karokep’in hiçbir dayanağı olmadan efendisinin kendisine teslim ettiği yüksek miktardaki parayı köylülere dağıtmasının ve efendisini acımasızca dövmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A Köylüleri efendisinden daha çok sevmesinden dolayı B Kantarların hileli olması ve efendisinin köylüleri kandırmasından dolayı C Köylülerin gazına gelerek efendisinden nefret etmesinden dolayı D Köylülerin arasında kendi ailesinin de olmasından dolayı 50. Karokep hapisten kaçıp öldürmeye çalıştığı papazın yanına gittiğinde aralarında nasıl bir konuşma geçer? A Papaz “Buraya niçin geldiniz?” Karokep “Sizi öldürmek için.” B Papaz “Buraya niçin geldiniz?” Karokep “Af dilemek için.” C Papaz “Buraya niçin geldiniz?” Karokep “Günah çıkarmak için.” D Papaz “Buraya niçin geldiniz?” Karokep “Beni saklamanız için.” 51. Kutsal yerlerin yabancılar tarafından aşağılanması ve çiğnenmesi utanılacak duruma sabretmeyin. Ayaklanın,kutsal yerlerimizi kurtaralım.’ sözleri ile Haçlı Seferlerinin başlamasına sebep olan kişi aşağıdakilerden hangisidir? A Torsten Forsten B Thomas Gulbe C Pierre’d Amien D Robinson Kruzo 52. Kitapta Luka Makdonald bir millet için şöyle diyor’Şayanı hayret bir şekilde gizemli ve ürkütücü bir millet! Pratik olarak ateist bir ateist fikrine karşı çıkmıyorlar; hatta onların birçok tanrısı var ve tapıyorlar, fakat onlarda ilahi eksiklikler ruh dışında ne ile isterseniz; buhar, elektrik ve rüzgarla çalışabilen iyi ayarlanmış makineler gibidir.’ Makdonald’ın yukarıda sözünü ettiği millet aşağıdakilerden hangisidir? A Çin B Fin C Hint D Alman 53. Beyaz Zambaklar Ülkesi’ kitabında asıl üzerinde durulan şey aşağıdakilerden hangisidir? A İnsanlığın iyiye ulaştırılmasındaki aşamalar. B Kötülüklerin iyiye çevrilmesi ve elde edilen mutluluklar. C Azmin ne olursa olsun bir gün neticesinin alınacağı. D Bir milletin kenetlenip topyekün verdiği millet olma savaşı. 54. Kitapta kitap kurtlarını ve sofuları incir ağacına benzeten şahsiyet kimdir? A Papaz Makdonald B Robinson Kruzo C Hz. İsa DHz. Musa 55. Protestan Papaz Makdonald’ın yazdığı ve ateistlerin dahi büyük ilgiyle okuduğu ve Güneşli Kitap’ dedikleri kitabın asıl adı aşağıdakilerden hangisidir? A Hayattan Önemli Notlar B Ezeli Mücadele C Hatıralarım D Bir Köy Rahibinin Notları 56. Finlandiya hangi ülkenin esaretinden kurtulup Rusya’nın egemenliğine geçmiştir? A Almanya B İsviçre C Norveç D İsveç 57. Finlandiya kaç yılından itibaren Rusya’nın egemenliğine girmiştir? A 1916 B 1876 C 1846 D 1816 Millet Meclisinin açılması sebebiyle genel Fin kongresine davet edilen kişi kimdir? A Grıgory Petrov B 1. Aleksandır C Petro D Snelman 59. “Snelman’a göre kanunsuzluğun en büyük temsilcisi, öğreticisi kimdir? A Memurlar B Halk C Valiler D Kaymakamlar hangi ülke tarafından esir edilir ve hangi adaya hapsedilir? A Rusya – Saint Hellena B İngiltere – Saint Hellena C Almanya- Saint Josef D İsveç – Havana 61. Bir millet nasılsa devlet adamları da onlar gibidir. Eskiden beri “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz. Her millet, laik olduğu iradeye sahip olur.”denilmiştir. Carlayle’a göre halk kitlesi cansız bir kil tabakasıdır. Eğer ona bir kahraman eli dokunursa, Hz. Muhammed, Sokrates gibi bir sanatkar bir büyük adam çıkıp da bu kili eline alacak olursa ona istediği şekli verebilir. Tarihte Cengiz Han Moğolları toplayarak, Asya steplerinde milyonlarca insanı yönetimi altına almıştır. Kısaca söylemek gerekirse milletlerin hatta tüm insanlığın tarihini oluşturan güçlü karakterli büyük kahramanlardır. Yukarıdaki parçanın başlığı aşağıdakilerden hangisi olabilir? A Milletler Tarihi B Millet ve Kahraman C Medeniyet ve Millet DMilletlerin Gücü 62. Her önder, milletin büyüteceği tutuşturucu mumu durumundadır. O, kendi kişiliğinde milletin genetik özelliklerinden en güzel hasletlerini toplar, bununla dünyadaki milyonlarca insanın ruhunu tutuşturur. Ancak güneş ışığından yoksun, bulutlu havalarda hiçbir mercek bir kar tanesini eritmeye, bir su damlasına güç yetiremez. İsviçre peyniri sadece yüksek dağlarda otlayan ineklerin sütünden peyniri de zengin otlaklarında beslenen ineklerin sütünden yapılır. Yukarıdaki metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir? ALiderlik doğuştan getirilen bir özelliktir. BHer lider milletinin kaderini belirler. CLiderler milletlerin özelliklerini yansıtan kişilerdir. DBüyük milletleri büyük toplumlar çıkarabilir. 63. “Finlandiya her zaman Rusya ve İsveç tarafından işgal edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Güçlü ve kötü niyetli komşularımıza direnebilme için bizim küçük milletimizin onlardan daha yüksek uygarlığa ulaşması gerekiyor. Ancak o zaman korkmamamıza gerek kalmayacaktır.” Yukarıdaki ifade aşağıdakilerden hangisine aittir? ABojkov B Aleksandır CSnelman DHellena 64. Kral Ncbukadne zor öldü ve oğlu Belsatzar kral olduğunda bin kişiye ziyafet verdi. Bet Amikdaş’a ait tüm altın kapları alarak onlarla misafirlerine şarap ikram etti. Şarap içerken bir adam parmağı göründü; hareket ederek duvara bir yazı yazdı. Kral o kadar korkmuştu ki bacakları titremeye yazıyı okuyamadı ve bu yazıyı okuyup ne anlama geldiğini söyleyene yönetimde yer vereceğini söyledi. Kralın yukarıdaki belirttiği bu yazıyı aşağıdakilerden hangisi okumuştur? ACervantes BDaniel CAlba Dukas DFilip 65. “Allahın emri ile krallığın sona erdi demek.” “Terazide tartıldın ve eksik bulundun demek.” “Krallığın bölündü ve yarısı Medlere, Perslere verildi demek” Yukarıdaki cümleleri sırasıyla aşağıdaki kelimelerden hangisinin açıklaması durumundadır? AFenes-Tekel-Mene BFenes-Mene-Tekel CTekel-Fenes-Mene DMene-Tekel-Fenes Petrov, hangi mesleği seçerse topluma daha faydalı olabileceğine inanıyordu? RAHİP Petrov’un sık sık gezdiği ülke hangisidir? FİNLANDİYA asıl başarıya ulaştıran güç nedir? KURUMLARIN ORTAK ÇABASI,HALKIN EL ELE VERMESİ. Gazi Mustafa Kemal Atarürk, okuduğunuz kitabın ,özellikle ,hangi okullarda okutulmasını istemiştir? ASKERİ OKULLARDA Hangi bina çökme tehlikesiyle karşı karşıyadır? MOSKOVA DEVLET TİYATROSU BİNASI Devlet tiyatrosunun duvarlarında çatlakların meydana geldiği, mühendislerin onarımı sayesinde sağlam temellere yükseltildiği olay hangi şehirde gerçekleşmiştir? Moskova göre olaylara yön veren ,renk ve can veren kimlerdir? TEK TEK KİŞİLER DEĞİL HALK YIĞINLARIDIR Başkalarına sevimsiz görünen Fin halkının yazara göre iki önemli özelliği nedir? ÇALIŞKAN VE SAKİN OLMALARI göre halkı kim aldatıp soyuyor? POLİTİKACILAR Snelmana göre halk nasıl yaşıyor? MİLYONLARCA HALK HAYVANLAR GİBİ YAŞIYOR insanları yanına çekmek için uyguladığı yöntem nedir? RÜŞVET Yazara göre Finli sanatçılar hangi sanat dallarında başarılıdır? RESİM ,HEYKEL “Finlandiya” adını verdikleri heykel neyi simgeler? GENÇ,GÜÇLÜ VE UZUN BOYLU BİR FİN KADININI halkını küçük gören kimlerdir? İSVEÇLİLER Fin halkı ,tercih sonucu,içte bağımsız olmak şartıyla hangi ülkenin egemenliği altına girdi? RUSYA Eskiden beri Fin halkı arasında çoğu zaman aşağılama yerine kullanılan kelime hangisidir? KIŞLA Eski Yunan’da hangi filozof şehirleri dolaşarak kent meydanlarında halka ,hayatın güzelliğinden söz ediyordu? SOKRATES “Finlandiya, her zaman Rusya ve İsveç tarafından işgal edilmek tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kuvvetli komşularına direnebilmesi için, kültür bakımından onlardan daha yüksek olması gerekir.” Yukarıdaki sözleri kim söylemiştir? SNELMAN Devletlerin tarihi ve milletlerin hayatı neye benzetilmiş? MOSKOVA’DAKİ DEVLET TİYATROSUNUN BİNASINA BENZER. Fin kültürünü yaratan halk öğretmeni olan ve arkadaşlarıyla halk öğretmeni sıfatıyla çalışa çalışa bin bir bataklık memleketini Beyaz Zambaklar Memleketine, yani cennete çeviren kimdir? SNELMAN Kitabın son bölümde anlatılan “Halk Doktoru”nun en büyük eseri nedir? İsveç Devleti’nin Finlandiya’ya gönderdiği devlet memurlarının genel özelliklerinden üç tanesini yazınız. *Çoğu ortaokulun ikinci veya üçüncü sınıfından çıkmış yalancı, cahil ve ahlâkça düşkün *Ekseri zamanlarını dairelerinde ve kalemlerinde değil, pahalı meyhanelerde ve eğlence yerlerinde geçirirlerdi. * Bu memurlar çalışmak istemezler ve esasen çalışmasını bilmezlerdi. * İşlere akılları ermiyordu. *Görevlerine karşı ne kadar ihmalci iseler, ahaliye karşı da, o kadar cakalı ve çalımlı idiler. *Vazife başına geç gelirler, erken giderlerdi. *Vazife saatlerinde kahve ve sigara içerler, gazete okurlar, veyahut dostlarıyla konuşurlar veya tartışırlardı. *Bir iş için kendilerine baş vuranları saatlerce bekletirler. “Devlet büyük bir ailedir. Onun fertleri sizin küçük kardeşlerinizdir. Aşağı tabakanın kusurları kısmen de yukarı tabakanın ihmalinden ileri gelmektedir.” kimin sözüdür? KÖYLÜLERİN YAŞAMINI İYİLEŞTİREN KIVILCIMI YAKAN DOKTORUN Acımasız ve zalim bir hükümdarın sarayının duvarlarında ateşle yazılmış “Mane tekel fares” kelimeleri görülmüştür. Kimsenin anlayamadığı bu kelimeleri Bilge Danyal nasıl yorumlamıştır? BU ATEŞTEN YAZILAR, KORKUNÇ BİR ŞEYİN VUKUA GELECEĞİNİ HABER VERİYOR. BUNLARIN ANLAMI ŞUDUR Kİ, ESKİ DEVLET ARTIK HAYATÎ KUVVETİNİ KAYBETMİŞTİR. ÖNÜNE GEÇİLEMEYECEK BİR SURETTE YIKILMAK ZORUNDADIR. Finler kendilerine Suom derler ve çok sevdikleri ülkelerine de Suomi adını verirler. Suomi ne anlama gelmektedir? BATAKLIK ARAZİ Fin kültürünü ortaya çıkaran halk öğretmeni şöhretini yakalayan, yetişmekte olan Fin aydınlarının en güzel örneği sayılan, ülkeyi Beyaz Zambaklar Ülkesi haline dönüştürmeyi başaran kimdir? SNELMAN Halk okuluna, halk üniversitesine dönüştürülen yer neresidir? KIŞLA “Değerli arkadaşlar! Görevinizin ne kadar ağır olduğunu biliyorum. Ücra köylerde ne denli zorluklarla çalıştığınızı ve gayretlerinizin halk tarafından layıkıyla takdir edilmediğini de biliyorum. Ekonomik şartlarımızın kötü olduğunun farkındayım. Ama ne yapalım? Şunu kesinlikle unutmayalım. Biz milleti uyandırmak için kalkıştığımız bu büyük yolun henüz başındayız. Ben sizleri fedakarlığa davet ediyorum. Her meslekte olduğu gibi sizin mesleğinizde de ilgisiz olanlar var. Mesleklerinin ne olduğunu kavrayamayanlar, mesleği terk edip başka meslek arasınlar.” Fin aydını seminerinde yukarıdaki parçada kimlere hitap etmiş olabilir? ÖĞRETMENLERE “Finlandiya’da “Kuvvetli Bacak” isimli takım komşu ülkeler İsveçliler, Norveçliler, Danimarkalılarla karşılaşmalar yapıyordu.” Bu bilgiden hareketle Finlandiya’da gelişen spor dalı hangisidir? FUTBOL Finlandiya’nın bütün sağlık kuruluşlarında okunan kitabın adı nedir? BİR KÖY DOKTORUNUN HATIRALARI Düşünün 1800’li yıllarda kültürü dahi olmayan bir ülke eğitimde dünyanın zirvesine yerleşiyor. Dünyanın birçok yerinden araştırmacılar, eğitim sistemlerini yerinde görmek için Finlandiya’yı ziyaret ediyor. İşte başarı yıllarda Finlandiya’da yapılan bu çalışmalar olmasaydı belki de Finlandiya halen bataklıklar ülkesi olarak kalacaktı. İnandılar ve başardılar… Finlandiya’da yapılan bu çalışmalar, ülkemizde Cumhuriyetin ilk yıllarında açılan KÖY ENSTİTÜLERİNİN faaliyetlerine ne kadar da çok benziyor. Şayet KÖY ENSTİTÜLERİ kapanmasa ve çağın gereklerine uygun bir dönüşüm ile çalışmalarına devam edebilseydi, şu an Güzel Anadolu’muz çok daha farklı bir yer olurdu. Yukarıdaki boşluğa gelmesi gereken uygun ifadeyi yazınız.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının kısa özetini, düşüncesini konusunu, karakterlerini, ana fikrini ve ayrıntılı kısa özetini sizin için derledik. Ayrıca Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının basım yılı ve yerini yazarı hakkında kısa bilgileri de sizin için bir araya getirdik... Beyaz Zambaklar Ülkesinde ana karakterleri , Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitabın kısa özeti, Beyaz Zambaklar Ülkesinde bilinmeyen kelimeler Beyaz Zambaklar Ülkesinde özeti ,Beyaz Zambaklar Ülkesinde özet kısa ,Beyaz Zambaklar Ülkesinde özeti kısaca ,Beyaz Zambaklar Ülkesinde özeti uzun, Beyaz Zambaklar Ülkesinde özeti Kitap Hakkında Bilgiler Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının Yazarı Grigory Petrov Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının Yazıldığı tarih 1923 Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının Türü Roman Beyaz Zambaklar Ülkesinde Sayfa sayısı 240 Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının ANAFİKRİ Bir toplum içinde varolan ve kahraman olarak belirip sivrilen kişilerin hangi koşullar altında bir ulusun ilerlemesine, gelişmesine ve bir kahraman ulus olmasına nasıl yardım ettikleri ve neler Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının konusu Eser Finlandiya'nın tarihini ve Fin Kültürü'nün gelişimini irdeleyen bir kitaptır. Eserde Bir zamanlar bataklıklar diyarı olan Finlandiya'nın bataklıktan "Beyaz Zambaklar Ülkesi"ne dönüştüren kültürel ve sosyal aşamaların öyküsü irdelenmiştir. “Finler uzun yıllar milli kültürlerinin gelişmesi ve ilerlemesi için çalışmışlar ve bugün birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek bir uygarlık derecesine ulaşmışlardır.” Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının Özeti Beyaz Zambaklar Ülkesinde, kurgusal bir romandan daha çok ders verir nitelikte bir kitap. Okuduğunuzda insanı sorgulatan ve okudukça ülkemizi, kendimizi, yaşayışımızı sorgulatan bir eser. Ayrıca ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün okulların müfredatında okutulmasını istediği bir kitap olması bakımından da önemlidir. Çok etkilenerek, ders alarak okudum. Beyaz Zambaklar Ülkesi bataklıklar ve kayalıklar ülkesi olarak adlandırılan 2 milyon nüfuslu Finlandiya’nın tüm halkın aydınından, köylüsüne, subayından, memuruna, din adamlarından, öğretmenlerine kadar herkesin birleşerek ülkeyi kalkındırmalarını anlatıyor. Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabının yazarı Grigory Petrov kitabı baş karakter Snelman’ın ağzından anlatmış ve kitap bölümlerden oluşarak anlatılıyor. Finlandiyalılar 1811 yılına kadar İsveç hakimiyeti altındaydılar. Bütün iktidar, ticaret ve sanat, okullar ve hatta kilise bile İsveçlilerin elindeydi. Yönetici ve aydın kesimi oluşturanlar, öğretmenler, doktorlar, memurlar ve subayların tamamı İsveçliydi. Bu insanlar Finlandiyalılara üstten bakıyorlardı. Bu durum Finlandiya halkının kültürel gelişimini de yüzyılın sonlarına kadar kültürel gelişimleri sadece temel okuma yazma becerileriyle sınırlıydı. Fakat Rusya 1808 yılında Finlandiya’nın yarısını ele geçirdi ve Rus Çarı eskiden sahip olunan tüm hakların aynı kalacağı sözünü verdi. Bu olay ile beraber kendi kültürlerini özgürce geliştirme olanağı elde ettiler. Fin kültürünü geliştirmek için önderlik etme görevini Johan Wilhelm Snelman üstlendi. Snelman yeni nesil Fin aydınlarının en parlak temsilcilerinden biriydi. Finlandiya’nın gelişmesi için adeta seferberlik ilan etmişti. Bu göreve öncelikle aydınlarla konuşarak başladı. Onlara aydın olunmanın halka üstten bakmak olmadığını, kendileri ne kadar bilgiliyse halkında öyle olması gerektiğini, öğrendikleri her şeyi halka da anlatmaları gerektiğini söylüyordu. Toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmeliydiler. Aydınlardan sonra ise sırada öğretmenler vardı. Yaz boyunca konferanslar veren Snelman öğretmenleri işlerini iyi yapmaları konusunda nasihatler veriyordu. Din Adamlarını da bu hedef doğrultusunda çok önemli kişiler olarak görüyordu Snelman. Dinsizliği halkın sahip olduğu bütün kutsal değerlerin ölmesi olarak tanımlıyor ve bu maneviyat ruhunun ölmemesi adına ve insanların umutlarını kaybetmemeleri adına din adamlarına çok iş düşüyordu. Din adamları çocukları ve gençleri bir araya getirerek, onları etkilemeye ve inanç aşılamaya çalıştılar. Bunu yaparken de zekayı, bilimi ve hayatın zevklerini aşağılayıp küçümsemediler. Yönetimde ise Finlandiya ve Rusya arasındaki anlaşma çerçevesince yeni hükümlerin yazdığı yeni bir anayasa 1816 yılında kabul edildi. Böylece parlamento yeniden faaliyete başladı. Finlandiya’nın her yerinden devlet memurları Helsinki’ye akın ettiler. Böylece İsveçli devlet adamları yerine Finlandiyalı memurlar geçmiş oldu. Snelman’ın memurlara çağrısı ise şöyleydi Vatandaşlarımızın yasalara saygılı veya daha fazlası olan derin adalet duygusuna sahip bireyler olarak yetiştirilmei iin bize yardımcı olun. En büyük değişimlerden biri ise Ordu’da oldu. İsveçliler döneminde kışladaki askerler içki içer, kumar oynarlardı. Halkla ilgili olan hiç bir konuyla ilgilenmezler ve kaba davranırlardı. Snelman ve arkadaşları bu konuyla ilgili de bir yenilik yaptılar. Subaylara konferanslar vererek askeri eğitimin öneminden bahsettiler. Artık tüm aileler oğullarının askere gidip iyi terbiye almalarını istiyorlardı. Çünkü kışlada bilimden kültüre kadar iyi bir bireyin sahip olması gereken tüm özellikler anlatılıyor, askerler eğitiliyordu. Bu ve bunun gibi birçok özelliğin değişmesi ve gelişmesi bu küçük ülke adına çok büyük adımların atılmasına sebep oldu. En alt kesimden en üst kesime kadar tüm insanlar çok çalıştı. Bataklıklar ve kayalıklar ülkesi olarak adlandırılan Finlandiya’da insanlar kayalıkların üstüne verimli topraklar yerleştirdiler ve buralarda tarım yapmaya başladılar. Üretim yaptılar, okullar açıldı insanlar okumaya başladılar. Bu ve bunun gibi birçok etken sonucu şuan da Finlandiya refah ve eğitim düzeyi çok yüksek bir gelişmiş ülkedir. - Beyaz Zambaklar Ülkesinde ,kitabı, kitap özeti, kitap ,özeti DETAYLI ,Kitabı ,Hakkında, Kısaca Bilgi,kısa, uzun, açıklamalı, özet, özeti, kahramanı, kahramanları, yazarı, hikayesi, anafikri, kanusu, ana konusu, Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özetü,kitabı, önermesi, özelliği, içeriği, türkçe, edebiyat, ödev, ödev,i, nedir, nasıl, niçin, ne, neden, nasıl, hangisi, kim, kimdir, kitabı ne hakkındandır, hakıında, ile, ilgili , bilgi, açıklama, yardım,
Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Roman Özetleri BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE ÖZET KİTAP ÖZETİ ROMAN ÖZETİ GRİGORY PETROV Finlandiya'nın tarihinin son aşaması Fin Kültürü'nün hayranlık uyandıran gelişimini ve düşünce gelişimini yakından incelemiş bir yazarın izlenimleridir. Bu izlenimlerin ağırlık merkezi, bir zamanlar bataklıklar diyarı olan Finlandiya'yı "Beyaz Zambaklar Ülkesi"ne dönüştüren kültürel ve sosyal çalışmaların anlatımıdır. Bu çalışmalar arasında Finli aydınlarla halk arasındaki sıcak ilişki ve yakınlaşmanın büyük yeri vardır. a. Finlandiya'nın Tarihi; Bugünkü Fin toprakları yüzlerce yıl Rusya ile İsveç arasında doğal bir kale hizmeti görmüştür. Bölgede geniş bataklıklar ve girilmesi zor ormanlar olduğundan ne Ruslar, ne de İsveçliler bu topraklardan ordularını ve ihtiyaç maddelerini geçirememişlerdir. 1808 yılından itibaren Finlandiya bir Rus eyaleti oldu. Bu durum 1nci Dünya Savaşına kadar sürdü. Bu süreçte Finlandiya Çar 1nci Aleksandr tarafından verilen imtiyazlar nedeniyle kendi içinde bağımsız oldu, yasalarını ve yönetimini kendisi belirleme hakkına kavuştu. Finler, asırlar boyu kimi zaman İsveçlilerin, kimi zaman da Rusların egemenliğinde kalmışlardır. Bu süre zarfında savunma ve diplomasi alanında çaba içinde olmayıp, bütün güçleriyle milli bir Fin kültürü meydana getirmeye çalışmışlardır. b. Finlandiya'nın Coğrafyası ve Sosyal Durumu ; Avrupa'nın en kuzeyinde bulunan Finlandiya'nın sert iklimi vardır. Havası genellikle sislidir. İlkbaharda bile don görülür. Çoğu yerler sarp granit kayalarla kaplıdır. Kalan yerler ise oldukça çukur ve bataklıktır. Ülkede maden namına hemen hemen hiçbir şey yoktur. Tarım bilgi güçlükle yapılabilmektedir. Halkı da hiçbir zaman tam bağımsızlıklarını elde edememiştir. Kimi zaman bir komşusunun, kimi zaman da diğer komşusunun yönetimi altında bulunmuştur. Finler kendilerine "Suomi" derler ve çok sevdikleri ülkelerini "Suomi" diye tanımlarlar ki bu "Bataklık arazi" anlamına gelmektedir. Finlerin sahip oldukları büyük kültür ve medeniyet, halkın bizzat kendi çabasının ürünüdür. Finlandiya'da hiç kimse içki içmez. 1907 yılında çıkarılan bir yasayla insana sarhoşluk veren her türlü içkinin satılması yasaklanmıştır. c. Lider Halk arasındaki bağlantının incelenmesi; Bu kitapta, bir milletin kamu kuruluşlarının, okullarının ve askeri kurumlarının birbiriyle işbirliği yaparak ülkeyi kalkındırmak ve yükseltmek için neler yaptıklarını açıkça göstermiş, özellikle Finlandiya'nın yükselmesi için bazı kişilerin gösterdikleri fedakarlık ve başarılardan söz edilmektedir. Bazı kahraman ruhların, Fin milletini nasıl kahraman millet haline getirdikleri anlatılmıştır. Carlyl'a göre millet cansız bir kil tabakasından ibarettir. Eğer ona bir sanatçının eli değmeyecekse, sonsuza dek şekilsiz ve hareketsiz kalacaktır. Ama Cesar Sezar, Napoleon, Büyük Petro, Sokrates ve Muhammed gibi bir sanatkar, bir büyük adam, bir önder, bir kahraman çıkıp da bu kili eline alacak olursa, ona istediği şekli verebilir. Evet, büyük adam bir kahramandır, bir yıldırımdır. Ama halk kitlesi ne kil tabakası, ne de saman yığını değildir. O, yıldırımı meydana getiren milletin kendisidir. Ne zaman bulut kümesi, elektrik oluşturursa yıldırım da kendiliğinden oluşur. Eğer bulutlar elektrikle yüklü değilse, hiçbir zaman şimşek veya yıldırım oluşmaz, yalnızca bulut nemli bir buhar halinde kalır. Milletler de böyledir. Eğer bir millet büyüklük ve kahramanlık özelliklerini taşıyorsa ondan yıldırımlar doğar, kahramanlar çıkar. Eğer halk kitlesi nemli bir buhar yığınından ibaretse, hiçbir güç ondan yıldırım çıkartamaz. Ülkenin refah ve mutluluğunun ve toplumun onur ve şerefinin halkın iradesine bağlı olduğunu kanıtlayan çarpıcı bir örnek olması açısından küçük ve yoksul bir ülkeyi gösterebiliriz. Burası iki milyonluk bir nüfusa sahip olan Finlandiya'dır. d. Kitapta incelenen sosyal olaylardan örnekler; Bataklık ve ölüm vadisi, yoksulluk ve sefalet yuvası olan Finlandiya diye bilinen, yeryüzünün kuzeyinde, kışı uzun, toprakları verimsiz ve çorak bir ülkede; köy kooperatiflerinin, köy öğretmenlerinin, gönüllü doktorların gayret ve aydınlatmalarıyla, bugün nasıl mutluluklar ve güzellikler ülkesi olduğunu; halk gücünün en küçük ortaklık ve belirtisinin aynı yıl içinde ne şekilde biri, yüze, bine, on bine, milyona çıkarttığını servetler ve mutluluklar fışkırttığını, demokrat bir millet ne demektir, topyekün bir millet nasıl yükselir, aydınların halka karşı rolü nedir, gerçek yurtseverlik nasıl olur? Halka gerçek hizmet nasıl yapılır? Bir avuç aydının kendilerini halka adayan fedakarlıklarıyla, bütün bir çalışma ve üstün gayretler sayesinde Fin ailesi gaflet uykusundan uyanmış ve büyük bir hızla ilerleme ve yükselmeye başlamıştır. Bu kitapta; harap olmuş bir ülkeyi imar eden, yurdun gelişmesi ve yükselmesi için hiçbir sınıf farkı gözetmeden hep birlikte ve aynı amaçla çalışan; bataklıkları kurutan, sarı tenli, uçuk dudaklı, zayıf bilekli insanlarla çalışarak, bataklıklarını gül bahçelerine ve zümrüt ovalar haline; sarı tenli insanlarını tunç rengine, uçuk dudaklı çocuklarını yakut kızıllığına, zayıf bilekli çocuklarını demir bileklere dönüştüren bu çalışkan Finlerin milli şuurunun bu kadar olağanüstü ve benzersiz olduğu anlatılmakta. Eserin en güzel bölümlerinden biri de, askeri kışlaların nasıl bir halk okulu olduğunu anlatan kısımlardır. Eski Finli Subayların eğitimi eksikti. Okuldan çıktıktan sonra hiç okumaya, araştırıp düşünmeye yönelmezler, hiçbir toplumsal ve ulusal idealleri yoktu. Yalnızca mağrurca kılıçlarını şakırdatmasını bilirler, şık üniformaları içinde sürekli para harcamaktan başka şey bilmezler, dans salonlarında bilgi dans etmekte üstlerine yoktu. Çoğu içki ve kumardan başını kaldırmazdı, Askerlere karşı sürekli kırıcı, kaba ve hatta zalimce davranırlardı, Askerler terhis olduktan sonra Vatan Ana, subaylara, generallere "Evlatlarımı nasıl yetiştirdiniz, sizin ellerinize teslim ettiğimiz yüzbinlerce civanıma ne öğrettiniz?" diye soracaktır. Kışlayı bir halk okuluna dönüştürme, hatta üniversite haline getirme ideali, Öyle ki, her bir asker, kışlada yaşadığı günleri yaşamı boyunca sevgi ve övgüyle ansın; kışladan öğrendiklerini hayatında başarıyla uygulayarak gurur duyması düşüncesinden hareketle; halk; bereket versin, onu kışla ıslah etti, o eğitimini kışladan aldı, askerliği sırasında dürüst, atik, çalışkan ve kibar olmayı öğrendi..., desin ve bu sözler birer atasözü olsun. Finlandiya, doğal zenginliklerinden yoksun, kıraç göllerle dolu bir ülke, bir zamanlar işgal altında, yabancı kamçısı altında inlemekteymiş. Bu ülke 60-70 yıl içinde akıllara durgunluk veren bir devrim yapmış, ileri ülkelerle yaptığı yarışta rekor kırmış. Bu ilerlemeyi de öyle büyük bilim adamları, güçlü liderleri olmadan yapmış, ama güçlü nesiller, büyük yurtseverler, çalışmayı seven yurttaşlar, inançları granit gibi sağlam bir toplum yaratmıştır. Ülkenin yetiştirdiği bu insanlar, isimsiz kahramanlar, yer altında çalışan işçiler, halkın aydınlanması için çalışan kültür savaşçılarıdır. Yalnızca yurtlarını ve halklarını düşünmüşler ve bu uğurda her şeylerini feda etmekten çekinmemişlerdir. Finler uzun yıllar milli kültürlerinin gelişmesi ve ilerlemesi için çalışmışlar ve bugün birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek bir uygarlık derecesine ulaşmışlardır. Artık büyük ve küçük komşularının saldırısıyla, özgürlük ve bağımsızlıklarını kaybetme tehlikesinden kurtulmuşlardır. “ROMAN ÖZETLERİ ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu guzel bazı bolumler cok sıkıcı bazı bolumlerı de cokkk guzell ->Yazan ogrenci 10. **Yorum** ->Yorumu Bana zorla okulda okuttular ve çok sıkıcı geldi sadece Haydut Krokep bölümü güzeldi ileride tekrar okuyacağım. ->Yazan hiç 9. **Yorum** ->Yorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu Aslında bu kitabı okumam kısa bir sürede olduğu için yardımcı oldu teşekkür ederim... ->Yazan Zehra 6. **Yorum** ->Yorumu SÜPER OLMUŞ ALLAH'IN İZİNİYLE KAĞITTAKİ SORULARI YAPICAM... ->Yazan TANER 5. **Yorum** ->Yorumu Çok teşekkür ederim ödevlerime yardım oldunuz ->Yazan Ceylan 4. **Yorum** ->Yorumu çok güzel okuyun bence ->Yazan esra 3. **Yorum** ->Yorumu Çok güzel bir kitap okunmasını tavsiye ederim ->Yazan GÜL.. 2. **Yorum** ->Yorumu iyi ki almışım bu kitabı yaa.... sayenizde daha hevesli bir şekilde okuyacağım bu kitabı. teşekkürler.... ->Yazan lale. ->Yazan durali bulut ->Yorumu eger bir kitabi okuyacaksam önce yazarini, konusunu, fikirlerini arastiririm. kimilerine göre bu iyidir, kimilerine göre ise kötü. seçici olmak için bence bu gerekli. onca zamanimi bu kitaba mi ayirdim dememek için. ama sunu söyleyebilirim; bu kitabi keske arastirmadan okusaymisim.... >>>YORUM YAZ<<<
Oluşturulma Tarihi Ekim 05, 2020 0300Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Finlandiya’ya adanmış olan bir kitaptır. Küçük ve geride kalmış ülkelere ilham verici bir yol açmaktadır. Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin kurtuluşu adına tüm devlet çalışanlarının okumasını istediği bir kitaptır. İşte, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabına ait tüm ülkelerinin tarihinden kısaca bahsetmek, kitabın yorumlanması için etkili ve güzel bir altyapı oluşturacaktır. Finlandiya uzun bir süre boyunca İsveç’e bağlı bir parçaydı. Kış Savaşı’ndan sonra Finlandiya Rusya’dan tam bağımsızlığını kazanarak Rusya İmparatorluğu’nun özerk bir parçası olmuştur. Kitap Finlandiya’nın politik olarak ve eğitim açısından nasıl geliştiğine ışık tutmaktadır. Beyaz Zambaklar Ülkesinde Kitabını Kim Yazmıştır? Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Rus bir rahip ve sosyal aktivist olan Grigory Spiridonovich Petrov tarafından yazılmış bir gazetecilik kitabıdır. Ekim Devrimi’nden sonra, Petrov Sırbistan’da yaşamaktayken kaleme almıştır. Kitap, Finlandiya’yı, diğer ülkeler için bir rol model olarak tanımlamaktadır. Kitabın yazarı en çok okunan halk yazarlarından ve en tanınmış papazlardan bir tanesiydi. Kilisenin savunduğu görüşlerden farklı düşünceleri savunması nedeniyle kiliseden kovulmuştur. Bolşevik Devrimi gerçekleştiği zaman ülkeyi terk etmek durumunda kalmıştır. Beyaz Zambaklar Ülkesinde Kitabının Özeti Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı toplamda 15 bölümden oluşmaktadır ve her bölümün işlediği konu farklılık göstermektedir. Birinci bölümde, yazar Moskova Devlet Tiyatrosu’nun çürüyen temelleri üzerinden bir şeyi yok etmek yerine hali hazırda olan şeyi güzel çalışmalarla daha iyi hale getirmeyi vurgulamaktadır. İkinci bölümde, toplumların geleceklerini etkileyenin ne olduğunu sorgulamaktadır. Toplumları yönlendirenin çoğunlukta olanlar mı yoksa kahraman etiketine sahip olanlar mı olduğu tartışılır. Yazar her iki taraftan da örnekler sunarak kendi görüşünü okuyucuya sorgulatmaktadır. Üçüncü bölümde, Finlandiya’nın coğrafi, ekonomik ve kültürel yapısı ele alınmaktadır. İsveç ve Rusya tarafından işgal edilen bu ülkenin kültürlerini yaşatması anlatılmaktadır. Dördüncü bölümde, Fin kültürünü yaratan büyük öğretmen Johan Wilhelm Snelman ele alınmaktadır. Askeri gücünün olmamasına karşın kültürü ile ayakta duracak bir Finlandiya resmi açıklanmaktadır. Beşinci bölümde, Finlandiya’daki ilişki yozlaşması ele alınmaktadır. Halkı eğitmede memurlara düşen görevler açıklanmaktadır. Altıncı bölümde, askerliğin de toplumun parçası olan bireyler için vaz geçilmez bir eğitim yeri olduğunu ifade etmektedir. Askerde geçen günlerin hayat boyunca sevgi ve övgüyle anılması ele alınmaktadır. Yedinci bölümde, bedensel yeterliliklerin yanında zihinsel yeterliliklerin de bulunması gerektiği savunulmaktadır. Sekizinci bölümde, toplumun bireylerinin eğitiminde ailenin önemli bir yerinin olduğu vurgulanmaktadır. Dokuzuncu bölümde, toplumun çeşitli kesimlerine mensup kişiler tarafından verilen konferanslar anlatılmaktadır. Eğitim olanaklarının ulaşılabilir olması, halkın çocuklarında yatan potansiyeli açığa çıkardığı ele alınır bir yandan da. Onuncu bölümde, işsiz biri olan Jarvinen adlı adamın işini iyi yaparak nasıl iyi yerlere geldiği örnek gösterilmektedir. Bilgi sunmanın ve imkân tanımanın önemi vurgulanmaktadır. On birinci bölümde, çocuklara yaşatılanların onların ileride nasıl bireyler olacağını belirlediği üzerinde durulmaktadır. Yazar Jarvinen ve Karokep isimli iki çocuk üzerinden etkili bir biçimde işlemektedir. On ikinci bölümde, Robinson, Jarvinen, Okunen ve Gulbe isimli kişilerin başarı hikayeleri ele alınmaktadır. On üçüncü bölümde, üretim ve insan ilişkilerinin efendi-köle anlayışıyla değerlendirilmesine ve kalabalık halkın kültürden yoksun bırakılmasına karşı çıkılmaktadır. Kitapların her zaman zenginlerden bahsetmesine ve halkın bahsinin geçmemesine dikkat çekilmektedir. Halkın her bireyinin eşitliği üzerinde durulmaktadır. On dördüncü bölümde, para için yazı yazan bir yazar anlatılmaktadır. Bu yazar para karşılığında kendi halkını küçük düşürmesi planlanan yazılar yazar. Bu bölümün odak noktası vatanseverlik kavramıdır. On beşinci bölümde, köylerde yaşanan kötü durum anlatılmaktadır. Bu kötü duruma bağlı olarak ortaya çıkan yardımlaşma öne çıkmaktadır. Beyaz Zambaklar Ülkesinde Kitabının Karakterleri Snelman, Jarvinen, Köy doktoru, yazar, Robinson, Okunen, Gulbe, Karokep, Papaz
beyaz zambaklar ülkesinde kitap analizi